YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14174
KARAR NO : 2012/15747
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
1- … … A.Ş. 2-…vekili avukat … … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 3. Mahkemesinden verilen 1.2.2011 gün ve 856-31 sayılı hükmün Dairemizin 8.2.2012 tarih ve 15611-2326 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacılar, davalıya ait taşınmazı 01.08.2007 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladıklarını, davalının sözleşmede kararlaştırılan süre dolmadan taşınmazı 3. kişiye sattığını, yeni malikin tahliyesini istediğini, bunun üzerine davalının 25.3.2008 tarihinde verdiği taahütname ile erken tahliye nedeniyle doğan zararı karşılayacağını kabul ettiğini, 16.07.2008 tarihli tutanak ile mecuru yeni malike tam ve hasarsız olarak teslim ettiğini, ancak davalının 25.03.2008 tarihli sözleşmede kararlaştırılan erken tahliye halinde tarafına ödeneceği belirtilen peşin ödenmiş kira bedeli, … komisyon ücreti, taşınma masrafları, 30.000 USD tazminat ve depozito alacaklarını ödenmediğini alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takibine de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm tarafların temyizi üzerine dairemizin 08.02.2012 günlü ve 2011/15611 Esas, 2012/2326 Karar sayılı ilamı ile davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davacı ve davalı tarafça karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ancak bu durumun temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığı yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebi kabul edilmeli, mahkeme kararı yeniden bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm karar düzeltme itirazının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 08.02.2012 tarihli ve 2011/15611 Esas, 2012/2326 Karar sayılı bozma ilamına ilaveten mahkeme kararının yeniden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.