YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1468
KARAR NO : 2012/17177
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve ihbar olunan avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukat, davalı ile imzalamış olduğu avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, dava ve icra dosyalarını takip etmekte iken, davalının tüm dosyaları, dava dışı … Varlık Yönetim A.Ş.’ne temlik ettiğini, söz konusu temlikle birlikte vekalet ilişkisinin de sona erdiğini, bu durumda davalı ile imzalanan ücret sözleşmesine göre, kurum tarafından yapılacak tahsilatlar üzerinden hesaplanacak olan vekalet ücretleri ile, karşı taraf vekalet ücretlerinin ödenmesi gerektiğini, ne var ki temlik tarihi itibariyle tahakkuk eden vekalet ücretlerinin ödenmesi için, davalıya göndermiş olduğu 25.4.2007 tarihli ihtardan sonuç alamadığını, 34.981,00 TL ücret alacağının tahsili için başlattığı icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne” ilişkin hüküm Dairemizce, “davacı avukatın, takip konusu dosyalarla ilgili vekaletin başladığı tarihten, temlikle vekaletin sona erdiği tarihe kadar, davalıya sağladığı hukuki yardım nedeniyle sarf etmiş olduğu emek ve mesaisine karşılık hak ve nesafete göre alması gereken vekalet ücreti tespit edilip, tespit edilecek bu miktarın ödetilmesine karar verilmesi, öte yandan sözleşme gereğince takip edilen icra ve buna bağlı olarak açılan davalardan dolayı da tek vekalet ücreti ödenmesi 2012/1468-17177
gerektiğinden bahisle” bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, davalı TMSF’nin … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2856 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, asıl alacak 25.168,50 TL, icra takip tarihine kadar işlemiş faiz 235,83 TL ve ihtarname gideri 67,51 TL olmak üzere alacağın toplam 25.471,84 TL.lik kısmı için iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak olan 25.168,50 TL’lik miktara icra takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin taleplerin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ve dava ihbar olunan … Varlık Yönetim A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ihbar olunan … Varlık Yönetim A.Ş., davada taraf olmadığından kararı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının da birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda mahkemece kararın gerekçe bölümünde, “daha önce alınan bilirkişi raporu ve resen yapılan hesaplamaya göre davacının vekalet ücreti alacağının 24.925,00 TL olduğu, hakkaniyet gereğince bu miktarın %75’i olan 18.693,75 TL’nin davacıya verilmesi gereken asıl vekalet ücreti olduğu, işlemiş faiz ve ihtar masrafı ile birlikte takip tarihi itibariyle davacının toplam alacağının 18.836,42 TL olduğu açıklanmış, ancak işlerin yoğunluğu nedeniyle kısa kararda, sehven hakkaniyet indirimi yapılmadan 25.471,84 TL üzerinden hüküm kurulduğu, bu nedenle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının da, kısa karara uygun olarak oluşturulduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere mahkemece kararın gerekçesinde davacının toplam alacağının 18.836,42 TL olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında ise 25.471,84 TL üzerinden hüküm kurulmuş olmakla, gerekçe ve hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Bu husus, az yukarda 2012/1468-17177
açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
3-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince dava ihbar olunan … Varlık Yönetim A.Ş.’nin temyiz dilekçesinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 3. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.