YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15288
KARAR NO : 2012/24550
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı idarenin yapmış olduğu malzeme dahil yemek pişirme, dağıtım ve sonrası hizmetleri alımı ihalesine katıldığını ve 16/07/2007 tarihinde sözleşme imzalayarak sözleşme gereğini yerine getirdiğini, sözleşmenin 01/06/2009 tarihinde sona ermesine rağmen sözleşme ve idari şartnamede kararlaştırılan fiyat farkının ödenmediğini, fiyat farkı toplamının 14.415,71 TL ve %8′ lik KDV miktarının da 1.153,25 TL olduğunu ileri sürerek toplam 15.568,96 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme ve idari şartnamede fiyat farkı verileceğine dair hüküm olması nazara alınarak, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulün ile davacının fiyat farkı alacağı ile %8 KDV ‘sine ilişkin talebin kabulüne, davacının avans faizi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, sözleşmede ve idari şartnamede kararlaştırılan
fiyat farkını ve fiyat farkı üzerinden hesaplanan %8 oranındaki KDV bedelinin ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece dava konusu 15.568,96 TL alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen değer üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davacı tacir olduğuna göre taraflardan biri için ticari sayılan iş diğer taraf içinde ticari sayılır. Buna göre dava konusu alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Yine mahkeme tarafından davanın tam olarak kabul edilmesine rağmen kısmen kabulüne karar verilerek davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Nevar ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK.un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine; 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan”davanın kısmen kabulüne”, 3. bendinde yer alan “davacının avans faizi talebinin reddine” ,4. bentte yer alan “ dava konusu 15.568,96 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ve 8. bentte yer alan “davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden red edilen değer üzerinden hesaplanacak miktarın karar tarihinde yürürlülükte bulunan AAÜT gereğince 1.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı asıla verilmesine” kısmının silinerek 4. bentin yerine “dava konusu 15.568,96 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” söz ve rakamların yazılmasına kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 2.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.