YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15526
KARAR NO : 2012/25944
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka ile avukatlık ücret sözleşmesi imzaladıklarını ve davalının icra takip ve dava dosyalarını takip edip sonuçlandırdığını, davalı bankanın sözleşme gereğince ödemesi gerekin ücretlerini ödemediğini ileri sürerek … Barosu Ücret Tarifesi gereğince belirlenecek ücretlerinden şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini istemiş, 3.11.2011 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile toplam 53.261,Tl alacağının tahsiline karar verimesini istemiştir.
Davalı, davacının talep edebileceği bir ücretin bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanı kabulü ile 53.261,57 Tl nen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı adına takip ettiği icra ve dava dosyalarından kaynaklanan alacağının ödenmediği ileri sürerek alacağının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır.Davalı davanın reddini dilemiş, mahkemece yapılan sözleşmenin avukatlık kanununa aykırı bulunduğunu belirterek avukatlık kanunu gereğince bilirkişi tarafından belirlenen ücret
alacağının tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler hizmet hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanununun 164/4 maddesinin 1.cümlesinde belirtilen anlamda ve Asgari Ücret tarifesi altında bir ücret olduğu kabul edilemez. Taraflar arasındaki ihtilafın, tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan bu sözleşmenin hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Öyle olunca taraflar arasında avukatlık ücret sözleşmesinin 2/1 ile 3/1,3/2 maddelerinde vekalet ücretinin nasıl hesaplanacağı kademeli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2/1 maddesine göre icra takibi veya davanın açılmasından itibaren 6 ile 12 aydan daha uzun süre içinde tamamlanması halinde kademeli olarak tahsilatın %5 ile %2 si oranında kademeli brüt avukatlık ücretinin ödeneceği düzenlenmiştir. Yine sözleşmenin 3/1 maddesine göre dava yada icra takibi sonunda,karşı taraf aleyhine AAÜT’ne göre hükmedilecek olan avukatlık ücretinin % 75’ni avukatın alacağı % 25’nin ise bankaya bırakılacağı hükme baglanmıştır.Avukat olan davacının bu sözleşme hükümleri ile bağlı olacağının kabulü zorunludur.Böyle olunca mahkemece davacı alacağının taraflar arasındaki Avukatlık ücret sözleşmesinin yukarıda belirtilen hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.