Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16159 E. 2012/19344 K. 11.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16159
KARAR NO : 2012/19344
KARAR TARİHİ : 11.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile düzenlenen sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini, hizmet verdiği dönemde davalı tarafından müvekkili şirketin hak edişlerinden haksız ve yasalara ve hukuka aykırı kesintiler yapıldığını, kesintilere gerekçe olarak 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 81/1-ı maddesinin gösterildiğini, 5510 sayılı yasadaki değişikliğin davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve müvekkili şirketin istihkaklarından haksız kesintiler yapıldığını, 5510 sayılı yasanın 81 maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacıyla sigorta pirim oranının %5 lik kısmının hazinece karşılanacağının belirtildiğini, müvekkilinin 5510 sayılı yasanın yürürlüğünden itibaren bu kanun gereğince 5 puanlık indirimleri uygulamak suretiyle sigorta primlerini tahakkuk ettirdiğini ve ödediğini, ancak davalı idarenin söz konusu pirim indirimlerini hak edişlerinden haksız olarak kestiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 18.085.78 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 18.085.78 TL nin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1 – Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddine.
2 – BK.nun 101 maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı davadan önce ihtarname göndererek davalıyı temerrüde düşürmediğine göre davalı tarafın dava tarihinde temerrüde düştüğü ve davacının bu tarihten itibaren faiz isteyebileceği gözetilmeden aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde hak edişlerin kesinti yapıldığı tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması, HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ : Birinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı “ kesinti ” kelimesinin karardan çıkartılarak yerine “ dava ” kelimesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 11.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.