Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/1629 E. 2012/28026 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1629
KARAR NO : 2012/28026
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile imzaladıkları 2.3.1987 ve 26.9.1991 tarihli devre tatil sözleşmeleri gereğince, … İlçesi, ..mevkiinde bulunan 911 ve 1139 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki… Tatil Sitesinde davacı …’nin A bölgesinde bulunan 4.tip 9.devre ile B bölgesi 4.tip, 14.devre, davacı …’in de G bölgesi 2. Tip, 9.devrede devre tatil hakkına sahip olduğunu, davalı tarafından gönderilen 14.2.2005 tarihli yazı ile, yenileştirme ve iyileştirme kapsamında siteye 11.557.000 TL. tutarında harcama yapıldığını, bu miktarın yenileme katkı payı adı altında devre sahiplerinin hisselerine düşen tutarlarda ödemeleri gerektiğinin bildirildiğini, oysa ki sözleşmenin 10. maddesinin c fıkrası gereğince, devre sahipleri olarak ödemekle yükümlü oldukları miktarın, işletme servis bedellerinden ibaret olduğunu, davalının bu servis bedellerini de keyfi olarak fahiş belirlediğini, kapasite artırma ve ek gelir sağlamayı amaçlayan otel, havuz gibi harcamaların devre sahiplerinden talep edilemeyeceğini, bu talebin 4077 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı tarafça yenileme katkı payı adı altında talep edilen davacı …’nin 9.devre için 2.686 TL., 14.devre için 1343 TL. davacı … için 1791 TL bedelden sorumlu olmadıklarının tespitiyle bu konuda yaratılan muarazanın men’ine, işletme servis bedeli olarak ödenmesi talep edilen davacı … için 1.771 TL. davacı … için 1.258 TL.nin 320,00 TL.na indirilerek bakiyesinden borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, yenileme katkı payına ilişkin talebin, sözleşme, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiş, davacılar aleyhine ayrı ayrı açtığı ve birleştirilen davalarda ise, yapılan bu imalatlar nedeniyle devre tatil hakkının rayiç değerinin arttığını, bu artış oranında da davalı-karşı davacının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5.372 TL. tazminatın davalı-karşı davacı …’den, 1.592 TL.nin davalı -karşı davacı …’den zenginleşmenin meydana geldiği 29.12.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden, davacı … davasının feragat nedeni ile reddine, davacı … yönünden, 218,30 TL. Yenileme katkı bedelinden sorumlu olduğunun, bakiyesinden borçlu olmadığının tesbitine, 2005 yılı devre servis bedelinin 416 TL. Olarak tesbitine, birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, bu dava ile, davalı şirket tarafından gönderilen 14.2.2005 tarihli yazı ile, yapılan işler gerekçe gösterilmek suretiyle, “yenileme katkı payı” adı altında ödeme yapılmasının talep edilemeyeceğini belirterek, borçlu olmadığının tespitini ve bu hususta yaratılan muarazanın men’ini ayrıca kendisine tanınan yetkiyi kötüye kullanarak ve yüksek miktarda ” işletme (devre ) servis bedeli ” belirlenerek ödenmesinin talep edildiğini ve bu bedelden de 416,00 TL. dışında borçlu olmadıklarının tesbitini istemiş, davalı ise, yapılan yenileyici ve iyileştirici imalatlar nedeniyle devre tatil sahiplerinin hisselerine düşen bedeli ödemekle yükümlü olduklarını, bu nedenle davacıların talebinde haklı olmadığını savunmuş, davacılar aleyhine ayrı ayrı açmış olduğu birleşen davalar ile de, davalı-karşı davacıların sebepsiz zenginleşmesine dayanarak, tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalının tarafları, konusu ve sebebi aynı olacak şekilde asıl davada tesbit edilen miktar dışında yeniden talep etmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı şirket tarafından, 29.12.2005 tarihi itibariyle devre sahiplerinin sebepsiz zenginleşmesinin meydana geldiği belirtilerek, bu tarihe kadar yapılan
2012/1629-28026
yenileme giderleri nedeniyle tazminat isteminde bulunulduğuna göre, benzer dosyalarda Dairemize ait bozma kararlarında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı-karşı davacının, objektif iyiniyet kurallarına göre, evlerin ve müşterek kullanıma ayrılan yerlerin normal olarak kullanılabilmesi, varlığını koruyabilmesi için zaruri olan bakım ve onarımı, evlerdeki yıpranan eşyaların zorunlu olarak yenilenmesi için gereken masrafları davacı-karşı davalı devre tatilciden sözleşme kapsamına göre isteyebileceğinin kabulü gerekeceğinden, davalı-karşı davacı şirketin sebepsiz zenginleşmeye dayalı söz konusu talep hakkının da anılan sözleşmeden doğduğunun kabulü gerekir. Davacılar tarafından açılan menfi tesbit davası sonucunda, mahkemece verilen hüküm, davacıların 2001 yılından başlayarak 14.2.2005 tarihli yazı ile bildirildiği tarihe kadar davalı şirket tarafından yapılan makul ve normal tamirat,tadilat, yenileme ve onarım giderlerinden ünite ve devre başı ile davacılar hissesine düşen bedelin yenileme katkı bedeli konusunda borçlu olduğu miktarı gösteren tesbit hükmü niteliğindedir. Davacıların borçlu olduğu tesbit edilen miktar ile birlikte sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiğini bildirdiği 29.12.2005 tarihine kadar talep edebileceği yenileme katkı bedelinin, davalı şirket tarafından icrai nitelik taşıyan eda davası ile talep edilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Kaldı ki, davalının eda davası açmasında hukuki yararı da bulunmaktadır. O halde , birleşen dava açısından davacıların sorumlu olduğu 29.12.2005 tarihine kadar yenileme katkı bedelinin gerektiğinde ek rapor alınarak, davalıya ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme ile reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Davacı … ile davalı şirket imzasını taşıyan ibraname ve fesih başlıklı belgede,
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen kararın, 2. bent gereğince davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin alınan 325.00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 6.12.201 gününde oybirliğiyle karar verildi.