Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16496 E. 2012/24313 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16496
KARAR NO : 2012/24313
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı davalı ile aralarında düzenlenen 27/08/2001 tarihli vekalet sözleşmesine göre davalı adına takip ettiği davalar ve icra takiplerinden hak ettiği vekalet ücreti alacağından 2006 ve 2007 yıllarına ait 17.731.36 tl yi talep ettiğini ancak davalı, Sayıştayca 2006 ve 2007 yıllarında 72.809.81 tl vekalet ücretinin hukuka aykırı olarak ödendiği gerekçesiyle 17.731,36 TL alacağın emanet hesabına alındığını beyan etmesi üzerine icra takibi başlattığını takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline takibin devamına icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası allında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli 2012/16496-24313
karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Öte yandan kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir
Somut olayda kısa karar ile hüküm kısmının 3.bendinde “asıl alacağın %40 oranında 7.092 TL icra tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine “denilmesine rağmen 4.bendinde” icra tazminat talebinin reddine” denilerek hüküm 1er arasında çelişki yaratılmıştır.
Bu husus, az yukarda açıklanan, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında ki 3. ve 4. Bentler arasındaki çelişki giderilecek şekilde hüküm kurulmaması nedeniyle hükmün bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.