YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16863
KARAR NO : 2012/20936
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yaptırmış olduğu alt gelir projesi kapsamında davalıdan konut satın aldığını, 27.7.2009 tarihinde aralarında sözleşme imzalandığını, sözleşmede konutun sözleşmenin imzalanma tarihinden itibaren 24 ay içerisinde teslim edileceğinin taahhüt edilmesine rağmen halen teslim edilmediğini, kirada oturmakta olup ev teslim edilseydi kira vermek yerine evin taksitlerini ödeyebileceğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.500 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; 6100 sayılı HMK gereğince davanın belirsiz alacak davası kapsamında kaldığı, bu nedenle davacının davasını ıslah etmeden bilirkişi tarafından tespit edilen bedel üzerinden davaya devam edilebileceğinin kanun tarafından belirtilmiş olması karşısında, bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden davanın KABULÜ ile, 6.050,00 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2012/16863-20934
2-Davacı, 31.5.2011 tarihli dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.500,00 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının talep edebileceği tazminatın 6.050,00 TL olduğunun rapor edilmesi karşısında, talebini aşan bu miktara hükmedilmesi için ıslah dilekçesi vermemiş; 7.12.2011 tarihli duruşmada da davaya bilirkişi raporunda hesap edilen miktar üzerinden devam etmek istediklerini açıklamıştır. Hal böyle olunca davacının 7.12.2011 tarihli celsede ıslahla talebini artırdığı kabul edilip, dava açarken talep ettiği miktar olan 5.500,00 TL’ ye dava tarihinden, kabul edilen bakiye kısım olan 550,00 TL için ıslah niyetini beyan ettiğinin kabul edilmesi gereken 7.12.2011 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, kabul edilen tüm miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ;Yukarıda birinci bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm bölümünün 1.satırındaki faize ilişkin kısmının “Bilirkişi …’ un raporunda 2009-2012 ve 2011 yılları için hesaplanan toplam 6.050,00 TL’ nin 5.500,00 TL’ sine dava tarihinden, bakiye 550,00 TL’ sine 7.12.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline” olarak düzeltilmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.