Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17346 E. 2012/26169 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17346
KARAR NO : 2012/26169
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarındaki yer gösterme ve komisyon başlıklı sözleşmeyle taşınmazın satımı konusunda anlaştıklarını, satıcı ile davalıyı biraraya getirdiklerini, buna rağmen davalının kendisini devre dışı bırakarak taşınmazı satın aldığını ve komisyon ücretini ödemediğini, bundan dolayı davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı sahibinden satılık ilanı üzerine sahibinden satın aldığını, davacının taşınmaz sahibi ile kendisini biraraya getirmediğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tellal olarak bir akdin yapılması imkanını hazırlamaya veya akdin icrasına tavassut etmeye memur edilmesi gerekirken davacının böyle bir yükümlülüğü yerine getirmediği ,alıcı ve satıcıyı karşılaştırıp akdin gerçekleşmesini sağlamadığı, dolayısıyla ücrete hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 09.05.2011 tarihli yer gösterme ve komisyon sözleşmesi imzalandığı ve aynı zamanda satın alınacak dava konusu taşınmazın gösterildiği, imzaladığı sözleşme ile davalı gördüğü taşınmazı kendisi ya da sözleşmede belirtilen yakınları adına satın aldığı takdirde muayyen bedelin %3’lük kısmını komisyon bedeli olarak, komisyoncunun aradan çıkartılarak taşınmazın satın 2012/17346-26169
alınması halinde ise, komisyon bedelinin 3 katı ödeme yapmayı taahhüt etmiş, bilahare taşınmazı 11.05.2011 tarihinde sahibinden satın almıştır. BK 404. maddesinde belirtildiği üzere, tellallık bir akittir ki, onunla tellal ücret mukabilinde bir akdin yapılması imkanını hazırlamayı veya akdin icrasına tavassut etmeyi üstlenir. BK’ nun 405. maddesi gereğince de yaptığı hazırlık veya icra eylediği tavassut akdin icrasına müncer olunca da tellal ücrete müstehak olur. Olayımızda da davacı tellal, davalıya taşınmazı göstermiş ve sözleşme gereği davalı, davacı ile arasındaki sözleşmeyi feshetmeden onun gösterdiği taşınmazı resmen satın aldığına göre, tellal üzerine düşen görevi ifa etmiş ve sözleşmede belirtilen oran üzerinden ücret istemeye hak kazanmıştır. Bu yönler gözetilmeden mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.