YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17385
KARAR NO : 2012/26887
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Kaklık-Eğirdir hattı km. 302+365’de hizmete açılan bekçili bariyerli hemzemin geçitte vekaletsiz iş görme hükümlerine istinaden hizmet alım yöntemi ile sağlanan ve 01/12/2007-31/12/2007 tarihlerini kapsayan bekçilik hizmetlerinden doğan KDV dahil 3.875,00 TL alacağın taleplerine rağmen bu güne değin davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle 3.875,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının sübuta erdiği anlaşıldığından 3.875,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacı idareye verilmesine,davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından davacı idarenin temerrüt faizine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 3.875,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiş, Mahkemece, davalının temerrüde düşürüldüğü hususu kanıtlanamadığından faiz isteminin reddine karar verilmiştir.Dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada delil bulunmaması nedeniyle davalının açılan bu dava ile temerrüde
düşürüldüğünün kabulü zorunludur. Hal böyle olunca davacı, alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile tahsilini isteyebilir.
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Dava, alacak istemine ilişkin olup dava değeri bellidir. Avukatlık Asgari Ücret tarifesindeki ‘nisbi avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen maktu ücretten az olamayacağı’ na dair düzenlemenin Danıştay İdari Dava Daireleri kurulunun 2011/321 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği de gözönüne alındığında somut uyuşmazlıkta dava değeri üzerinden davacı lehine 465,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücreti hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrasında yer alan “alacağın” kelimesinden sonra gelmek üzere “dava tarihinden itibaren yasal faiziyle” cümlesinin eklenmesine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 465,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.