Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17470 E. 2012/25579 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17470
KARAR NO : 2012/25579
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı bankadan almış olduğu kredi kartına ilişkin olarak 20-21-22-23.11.2008 tarihlerinde 3. şahıslar tarafından elektronik ortamda dava dışı Kontoryolla.com adlı işyerinden toplam 2.888 TL değerinde kontör alınmak suretiyle harcama yapıldığını öğrendiğini, böyle bir alış verişten haberi olmadığını, söz konusu alışverişlerin kendisi tarafından yapılmadığına ilişkin bankaya başvurduğunu, davalı bankanın üyelik sözleşmesine göre sorumluluğun kart hamilinde olduğuna ilişkin olumsuz cevap verdiğini, davalı bankanın yeterli özeni göstermemesi nedeniyle olaydan sorumlu olduğunu belirterek kendisinden haksız yere tahsil edilen bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının hesabından yapılan işlemlere kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının şifre ve müşteri numarasını koruyamadığını bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait kredi kartının, hukuka aykırı olarak 3.kişiler tarafından kullanılması nedeniyle davacının davalıya ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi istemine ilişkindir. Davacı rızası ve bilgisi dışında kullanılan kredi kartı harcamalarından sorumlu olmadığını ileri sürerken, davalı ise kredi kartına ilişkin bilgi ve şifrelerin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek yapılan harcamalardan davacının sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda kart şifresi ile işlem yapılması nedeniyle davalının bir sorumluluğunun olmadığı belirtilmiş, mahkemece bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”nun, konu ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde;“Kart Hamillerinin Yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinde, “Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.”
“Bildirim Zorunluluğu” başlıklı, 16. maddesinde, “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.”
“Kartın Haksız Kullanımı ve Sigortalanması” başlıklı 12. maddesinde ise, “Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” hükümleri bulunmaktadır. “Bilgilendirme ve Sistemin Güvenliğinin Sağlanması” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Üye işyerleri, 20 nci madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür.”
Yine taraflar arasındaki kredi kartı sözleşmesinin, “Kart ve Şifrenin Kullanımından Sorumluluk” başlıklı kısmında kart numarası ve şifrelerin, kart hamili dışındaki kişiler tarafından kullanılmasının yasak olduğu, bunların her ne şekil ve surette olursa olsun başkaları tarafından kullanılmasında doğacak her türlü hukuki, mali ve cezai sorumluluğun kart hamiline ait olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, kredi kartı sahibi, Banka ile sözleşme imzaladığı ve kartın kendi zilyetliğine geçtiği andan itibaren anılan yasa gereğince kendisine tevdi edilen kredi kartını, gerekse bu kartın kullanılması ile ilgili bilgileri koruma ve saklama ile yükümlü olup dava konusu olayda da, kartın fiziken kullanılmadığı, söz konusu işlemlerin, bilgisayarla internet ortamı üzerinden ve davacı kart sahibine ait şifrenin kullanılması suretiyle yapılmış olması nedeniyle, gerek açıklanan yasa hükümleri, gerekse imzalanan sözleşme gereğince,
kredi kartı ve şifre bilgilerini korumak davacıya ait bir görevdir.Davacı … kartını bankadan alınırken genelde internetten sanal işlemlerinin yapılabilecek durumda alındığını bilmesi gerektiğinden çağrı merkezlerinden bankanın diğer yerlerinden isterse internetten işlemlere kapatılabileceği, kart limitini geliri kadar sınırlayabileceği, davacının kartının fiziki kullanım dışında sanal işlemlere kapatabileceğide diğer seçenek önlemler arasındadır. Ne varki davalı bankanın sağladığı sisteme güvenerek internet üzerinden yapılan işlemlerde kart bilgileri ve şifre güvenliğini sağlayıcı tedbirleri almak görevi davalı bankaya ait sorumluluktur. Bu durumda,kartın üçüncü kişilerce kullanımından davacı kart sahibinin sorumlu olduğu, bununla beraber, davalı bankanın da, internet üzerinden yapılan alışverişlerde statik şifre yerine, her işlemde değişen dinamik şifre kullanılmasını gerektiren bir sistemi oluşturmaması, işlemlerin tamamının, yüksek tutarlarda, peş peşe bölünerek, kontör alımına ilişkin yapılmış olması karşısında, olağan olmayan bu tip harcamaları kart sahibi davacıya bildirmeyerek ve sistemi güvenli hale getirmeyerek objektif özen borcunu yerine getirmemiş olması nedenleriyle, olayda sorumluluğu bulunduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan yasa ve sözleşme hükümleri gereğince, üçüncü kişi veya kişiler tarafından davacıya ait kredi kartının internet yolu ile haksız kullanımından doğan zararın oluşmasında ve artmasında, tarafların kusur veya varsa müterafik kusur durumu, şifre kullanımı, sistemin teknik işleyişi, uygulamadaki önlemlerin neler olduğu ve daha başka alınacak önlemler, davalının her işlemde değişen dinamik şifre oluşturup oluşturmadığı hususları, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.(Bkz.Aynı nitelikli dairenin 2012/12757-2012/13460 karar sayılı ilamları)
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.