YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17867
KARAR NO : 2012/24746
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile bina satışı konusunda sözleşme yaptıklarını ayrıca ek sözleşme ile arsa maliklerine verilecek dört adet villanın masraflarının ve ortaklaşa bölümler için yapılan masrafların bina sahiplerince arsa payı oranında karşılanması hususunda anlaştıklarını, fakat davalının yapılan masraflardan payına düşen kısmı ödemediğini ileri sürerek yapılan işlerin bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ile davacıdan taşınmaz aldığını ve bedelini ödediğini, sözleşmede ek para talep edilmemesinin kararlaştırıldığını, davacının isteğiyle ek sözleşme imzalandığını, ne var ki, bu sözleşmeyle belirlenen işlerin davacı tarafından değil kendisi tarafından yapıldığını, bu işlere ilişkin davacının bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, 2.130.44 TL alacağın 08.05.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, daha sonra davacı tarafından verilen 04.04.2012 tarihli tavzih dilekçesi üzerine 09.05.2012 tarihli tavzih kararı ile kısa kararda ve gerekçede açıklandığı üzere maddi tazminatın “4.287.00 TL faiz tarihinin 09.09.2004 olduğu davacı taraf lehine 1.200 TL ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiği belirtilerek tavzih isteminin kabulüne karar verilmiş; verilen bu hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tavzih kurumu HMUK ve HMK’da ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, buna göre, mahkemece hüküm, yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemez. Ayrıca tavzih talebinde bulunulması üzerine tavzih dilekçesinin bir sureti karşı tarafa tebliğ ettirilerek, cevap vermesi için uygun bir süre verilmesi ve bu sürenin sona ermesinden itibaren varsa karşı tarafın cevabı da değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davacı tarafından verilen ve tavzih talebini içerir 04.04.2012 tarihli dilekçesi üzerine az yukarıda açıklanan usul hükümlerine uyulmadan, hükmü değiştirecek nitelikte tavzih kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan neden ile davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.