Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18110 E. 2012/26205 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18110
KARAR NO : 2012/26205
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 28/10/2010 tarihlisözleşme imzalayarak, davalıya ait taşınmazı 6 aylık sürede komisyon karşılığı satması ve satıcının bu süre dolmadan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshi halinde satış bedeli üzerinden %4 bedel ödeyeceği konusunda anlaştıklarını ancak davalının davacıya haber vermeden daireyi sattığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini belirterek 9.000,00 TL cezai şart alacağının tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın %25 inin pay maliki olduğunu, taşınmazın %75 pay sahibi olan Gözde Miral tarafından Turyap aracılığıyla satıldığını, davacının satışa aracılık etmediğinden ücrete hak kazanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı emlakçı, davalı ile 28/10/2010 tarihli taşınmaz satışı tellallığı sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmede öngörülen 6 aylık süre dolmadan davalının 9/11/2010 tarihinde kendisini devre dışı bırakarak taşınmazı satmış olmasına rağmen sözleşmeden doğan ücretini ödemediğinden bahisle talepte bulunmuş, davalı ise savunmasında davaya konu taşınmazda hissedar olduğunu daha önceden taşınmazın diğer hissedarı olan dava dışı kızı Gözde
tarafından başka bir emlakçıyla yapılan sözleşme gereğince satışının gerçekleştirildiğini, davaya konu taşınmazın satışında davacı emlakçının aracılığının bulunmadığını ve ücrete hak kazanmadığını bildirmiş olup, mahkemece davalının savunması doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki taraflar arasında düzenlenen 28/10/2010 tarihli sözleşmede davaya konu taşınmazın 6 aylık süre içinde davacı aracılığıyla satılacağı davalı satıcının bu süre içerisinde hiçbir kişi ve kuruluşa ayrıca pazarlama yetkisi vermeyeceği, bizzat kendisinin de satamayacağı, satması halinde sözleşmede belirtilen satış bedelinin %4 oranında bir meblağı komisyoncuya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Davaya konu taşınmazın 3.kişiye satıldığı konusunda uyuşmazlık olmadığına göre davacı sözleşmeden doğan ücrete hak kazanmıştır.Daha önceden dava dışı kızı Gözde’nin başka bir emlakçıyla sözleşme imzalaması davalının da bu sözleşme gereğince başka bir emlakçıya ücret ödediğini beyan etmesi davacıyı bağlamaz. Başka bir emlakçıyla yapılan sözleşme iptal edilmeden davacıyla sözleşme imzalandığına göre davalı bunun sonucuna katlanmak durumundadır.Hal böyle olunca sözleşmede kararlaştırılan 225.000,00 TL’nin %2 oranındaki bedelin komisyon ücreti, bakiye %2 sinin ise cezai şart olduğu kabul edilmek suretiyle BK 161/sona göre hakim aşırı görülen cezaları indirmekle görevli olduğundan BK 161.maddesi hükmünce cezai şartın fahiş olup olmadığı tartışıldıktan sonra sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nededenle kararın davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.