YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18116
KARAR NO : 2012/28471
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davacı şirketin yetkilisi ile davalı arasında 20.05.2005’te düzenlenen protokole göre davacı şirketin yükümlülüğünün, davalının isteği doğrultusunda davacı şirkete ait 33 nolu parselde kayıtlı taşınmazın satış ve devrini yapmak üzere davalının damadı … Necat’ın yanında çalışan Murat’a vekaletname vermek, davalının yükümlülüğü ise taşınmazın … üzerine tescil edildikten sonra 20 gün içinde satış bedeli olan 700.000 USD’yi davacı şirkete ödemek olduğunu, taşınmazın Filiz üzerine tescil edilmesine rağmen davalının satış bedelini ödemediğini, satış bedelinin tahsili için şirket yetkilisinin icra takibi yaptığını, davalının yapılan takibe itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, ancak ilgili davada Adli Tıp Kurumu raporuyla protokoldeki imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiğini, davalının davacı şirket tarafından yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takibe dayanak protokolde yazılı 33 nolu parselde bulunan taşınmazın alıcısı olmadığını, davacı şirket ve yetkilisiyle alım satım ilişkisi bulunmadığını, protokoldeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, alacaklı kötü niyetle icra takibine girişmediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2012/18116-28471
2-Davalı, davaya konu 20.05.2005 tarihli protokoldeki imzanın kendisine ait olmadığını, davalı ile aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını savunarak her ne kadar davanın reddini dilemiş ise de, davada dayanılan bu belgedeki imzanın, davalının eli ürünü olduğu Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/441 Esas, 2008/342 Karar sayılı dosyasında 04.07.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile sabittir. Anılan belgenin incelenmesinde; davaya konu 33 nolu parselde bulunan taşınmazın tapuda davacı şirket adına kayıtlı olduğu, bu yerin davacı şirket yetkili temsilcisi … tarafından … isimli kişiye tapuda satış işleminin gerçekleştirileceği, satış bedeli olan 700.000 USD’nin de davalı tarafından ödeneceği taahhüt edilmiştir. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın 07.07.2005 tarihinde davacı şirket temsilcisi tarafından Murat Yalçınkaya’ya verilen vekaletnameye istinaden … adına satışının gerçekleştirildiği, böylece davada dayanılan 20.05.2005 tarihli geçersiz taahhütnamenin geçerli hale geldiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açılanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.