YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18467
KARAR NO : 2012/26213
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 14/6/1999 tarihinde dükkan satış sözleşmesi, 20/1/1999 tarihinde de daire satış sözleşmesi imzalandığını, kendisinin sözleşmedeki bütün edimlerini yerine getirdiğini ancak müteahhit olan davalının edimini yerine getirmediğini daire ve dükkanı teslim etmediğini tapuda devrin gerçekleşmediğini ileri sürerek, daire ve dükkan bedeli için 1999 tarihinde davalıya verilen 11.000 YTL.nin bugünkü alım gücüyle daire ve dükkanın rayiç değerinin dikkate alınarak belirlenecek miktarın davalı tarafça şimdilik 10.000,00 Tl,nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş 6.6.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle dükkan bedelinin 45.000,00 TL. Üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bu sözleşme nedeniyle 400 (400.000.000) TL peşin ödeme yaptığını başkada ödeme yapmaması nedeniyle dükkanı satmaktan vazgeçtiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının daire için açtığı dava tefrik edilerek tüketici mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, dükkan için açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davasında 14.6.1999 tarihinde düzenlenen harici satış sözleşmesine dayanmak suretiyle talepte bulunmuştur, anılan sözleşmenin incelenmesinde davaya konu taşınmazın tapulu olduğu anlaşılmaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin olarak haricen düzenlenen sözleşmeler geçersizdir. (TMK 706.md.,BK.213.md)Bu durumda herkes verdiğini geri almak zorundadır.Ancak davacı taşınmazın rayiç değerini istediğine göre çoğun içinde azıda vardır, kuralı gereğince davacı ödediği paranın denkleştirici … ilkelerine göre aktin ifasının imkansızlaştığı tarihte ulaştığı değeri isteyebilir. Mahkemenin bu hususları gözardı ederek rayiç değere hükmetmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.