Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18475 E. 2012/25396 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18475
KARAR NO : 2012/25396
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında…. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.4.2011 tarih ve 18-176 sayılı hükmün Dairenin 30.5.2012 tarih ve 9344-13909 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarındaki şirket ortaklığına 2.1.2006 tarihli protokol ile son verdiklerini, ancak 20.12.2005 tarihli sözleşmeye dayanarak davalının kendisine yönelik icra takibi başlattığını, davalıya 34.000 USD borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.05.2012 tarih ve 2012/9344 esas, 2012/13909 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde; davalı yanca 20.12.2005 tarihli sözleşmeye dayanılarak başlatılan, icra takip dosyaları ile talepte bulunulan miktar kadar borçlu olmadığının tespitini istemiş, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davalının ibraz ettiği bilgisayar kayıtları delil olarak kabul edildiğinde davacının davalıya 35.411 USD ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 20.12.2005 tarihli sözleşmenin 8. maddesine göre davalı tarafından 34.000 USD’ın emanet olarak ödendiği, aynı sözleşmenin 6. maddesine göre hesapların bilgisayarda tutulmasına karar verildiği, bu şekliyle sözleşmenin 6.maddesinin delil sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği ve davacının ibraz ettiği bilgisayar kayıtlarına göre davalı
tarafından emanet olarak verilen paranın davalıya geri ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporuna göre davalıya ödenen miktar da gözönüne alınarak mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 30.5.2012 tarih ve 2012/9344 esas, 2012/13909 karar sayılı ilamı onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının bu yöne ilişen karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 30.5.2012 tarih ve 2012/9344 esas, 2012/13909 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün yukarıda açıklandığı şekilde davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 43.90 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.