YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19435
KARAR NO : 2012/27578
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankaya ait kredi kartını kullandığını, kendisinden üyelik aidatı alınması sonucu Tüketici Hakem heyetine şikayette bulunduğunu ve hakem heyetine üyelik aidatının kendisine iadesine karar verildiğini, davalının hakem Tüketici Hakem Heyetinin kararı nedeniyle kartının kullanıma kapattığını ileri sürerek kartın kullanıma açılması ile 2.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, kredi kartını kullanıma açılmasına, 2.000,00 Tl manevi tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle sözleşmenin fesh edilmediğinden konutun kullanıma açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalının yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık kredi kartının kullanımının davalı Banka tarafından iptali nedeniyle manevi tazminat gerekip gerekmediği konusunda toplanmaktadır. Manevi tazminatın dayanağı 4721 sayılı TMK.nun 24 ve 818 sayılı Borçlar Kanununun 49.maddeleridir. TMK.nun 24.maddesi “Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına
2012/19435-27578
her türlü saldırı hukuka aykırıdır.” Yine BK.nun 49/1 maddesi “şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekide tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir” düzenlemesi bulunmaktadır. BK.nun 98.maddesi delaletiyle haksız fiiller babında yer alan 49.maddesinin sözleşme ilişkilerine de uygulanabileceği konusunda bir duraksama olmamalıdır. Ne var ki, manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı da aranmalıdır. Sözleşme ilişkilerinde manevi tazminatın kabul edilebilmesi için salt sözleşmeye aykırı davranmak yeterli değildir. Ayrıca sözleşmenin ihlaliyle birlikte kişilik haklarının da (kişinin yaşamı, sağlığı, beden ve ruh tamlığı, düşün uğraşısı, onur ve saygınlığı, resmi ve özel yaşantısı gibi..) ihlali gerekir. Burada kişinin bedensel ve ruhsal ve sosyal bireyliğinin korunması söz konusudur.
Somut olayımızda da, davacının kredi kartının kullanıma kapatılması nedeniyle kişilik haklarının ne şekilde saldırıya uğradığı kanıtlanmadığı gibi, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde davacının da kartı iptal etmeyip kullanmaya devam etmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat gerektirmez. Bu durumda manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 118.80 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 3.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.