Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/19493 E. 2012/28567 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19493
KARAR NO : 2012/28567
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 1989 yılında …’dan zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye geldiğini, Devlet bakanlığınca hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldıklarını ve peşinat ödediklerini daha sonra borçlanma sözleşmesi imzalandığını, bu ödemelerinin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, ödemelerinin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.500 TL.nin ıslah dilekçesi ile de 2.117.86 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu ve mahsubun yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının yaptığı peşin ödemenin mahsup edilmediği, mahsup edilmeyen miktarın güncellenmiş değeri 2.117.86 TL nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş;hükmün davalı tarafından temyizi üzerine 20.12.2011 tarihli ve 2011/19164-19724 esas ve karar sayılı ilamla davalı yararına bozulmasına karar verilmiş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu ,2.117.86 TL nin tahsiline ilişkin karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
2012/19493-28567
1-Davacının, Devlet Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan göçmen konutlarından daire satın aldığı, ilerde maliyet hesabından mahsup edilmek üzere peşinat ödedikleri, konutların davacılara teslim edilip tapuda devir işleminin yapıldığı, davacıların dava dışı bankadan kredi kullanıp ödeme yaptığı ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkın da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettikleri dosya içeriği, aynı nitelikteki emsal dosyalar ve toplanan delillerle anlaşıldığı gibi bu hususlar tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, davaların yaptıkları peşin ödemelerin maliyet hesabına göre borçlandığı anlaşılan davacıların borcundan mahsup edilip edilmediği hakkındadır.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda soyut ifadelerle ödenen peşinatın mahsup edilmediğine ilişkin düşünce esas alınarak peşinatın güncelleştirilmiş değerinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.Davalı tarafın temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu dairenin 20.12.2011 tarihli ve 2011/19164-19724 esas ve karar sayılı ilamla kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.Sözkonusu bozma ilamında; “….Bu durumda mahkemece taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcında mahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, konutun maliyet bedeli, borçlandırma bedelinden yüksek olduğu takdirde davacının maliyet bedelinden borçlanmayı kabul ettiği halde daha düşük miktarda borçlandırılmasının kabul edilebilir açıklaması yaptırılmalı, ödenmesi gereken taksitlerden mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı dosya içindeki ve emsal dosyalardaki listeler ve yazışmalar da değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”gerekçesi ile bozulmasına karar verilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulması, bozma lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturur. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde ve bozma ilamının gereği yerine getirilmeden davalı tarafın mahsup belgesi olmaması gerekçe gösterilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Dosya içinde yer alan yazışmalardan,mahsubun yapılması ve yapılma şekline ilişkin Devlet Bakanlığı ile … Bankası arasında muhtelif kereler yazışma yapıldığı, borçlanma sözleşmelerindeki taksitlerinden mahsup edileceğinin belirtildiği, bilahare borçlanma sözleşmelerinin imzalandığı ancak … Bankasının tüzel kişiliğinin sona ermesi ve aradan geçen süre gözetilerek mahsuba ilişkin belgelere ulaşılamadığı dosya kapsamından açıkça anlaşılmaktadır. Devlet Bakanlığı ile zamanın Devlet Bankası arasında yapılan 2012/19493-28567
bu yazışmaların ve sonradan borçlanma sözleşmeleri de düzenlenmiş olmasının mahsubun yapıldığına ilişkin karine olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olarak peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.