YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20241
KARAR NO : 2012/29198
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 22.6.2009 tarihinde davalı bankadan 65.000 TL. Bedelli konut kredisi kullandığını, kredi faizlerinin düşmesi nedeniyle iki kez yapılandırma başvurusunun kabul edildiğini ve ödeme planı değişikliği yapıldığını ancak her iki işlemle ilgili olarak toplam 2.517 TL. Komisyon ücreti tahsil edildiğini ileri sürerek, 2.517 TL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 15.9.2009 tarihli ve 19.8.2010 tarihli dilekçelerle davalı bankaya müracaat ederek, faiz oranlarının düşmesi nedeni ile yeniden ödeme planının tesbit edilmesini talep ettiği, 18.8.2010 tarihli makbuzla 1.230 TL. Yapılandırma komisyon bedeli ve 15.9.2009 tarihli makbuzla da 1.287 TL. Yapılandırma komisyon bedelinin davacı tarafından ödendiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, yapılandırmalardan sonra, 2.12.2010 tarihinde erken ödemede bulunarak kredi ödemesini kapattığını açıklamıştır. Mahkemece, davacının rızası ile kredi borcunun tümünü ödedikten sonra, ortadan kalkan sözleşmeye dayanarak yapılandırma komisyonunun iadesini istemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin faiz türüne göre, davacıdan kredi borcunun erken kapatılması halinde erken kapama ücretinin tahsilinde yasal olarak hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte uygulamada sık rastlanıldığı üzere; faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle, bankalarca yeni faiz oranları üzerinden ödeme miktarları ve tarihlerinin yeniden yapılandırılması yoluna gidildiği, bu işlem yapılırken bir kısım bankalar tarafından ek sözleşme adı altında bir sözleşme tanzim edildiği, bir kısım bankalar tarafından ise eski sözleşmenin feshedilerek yeni bir sözleşme tanzim edildiği bu işlemler esnasında ise kredi borçlularından farklı isimler altında ücretler tahsil edildiği anlaşılmakta ise de, yeniden yapılandırma işleminin yasada belirtildiği şekilde bir erken ödeme niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı eldeki dava ile kendisinden tahsil edilen bedellerin erken ödeme bedeli değil yapılandırma nedeni ile tahsil edilen komisyon bedelleri olduğunu ileri sürerek, yukarıda açıklanan makbuzları iade etmiştir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, yapılan işlemin teknik olarak erken ödeme niteliğinde bulunmayıp yapılandırma işlemi niteliğinde bulunması halinde, erken ödeme ücreti ya da komisyon bedeli adı altında bir ücretin tüketicilerden alınmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.