Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/20303 E. 2012/28663 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20303
KARAR NO : 2012/28663
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ile aralarında güvenlik hizmetleri sözleşmesi yapıldığını, davalı idarenin 5510 Sayılı Yasanın 81. maddesinin (1) bendine aykırı olarak, hakedişlerinden, haksız ve hukuka aykırı kesintiler yaptığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 2.4.2010 tarihli Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi yapılmıştır. Davalı idare, 5510 sayılı yasa gereğince davacıya ödenen beş puanlık Hazine yardımını, davacının hakedişlerinden kesmiştir. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kanunun 81. maddesi 1. fıkrasına, 5763 sayılı kanunun 24. maddesi ile eklenen ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan (1) bendinde, “Bu kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör iş verenlerinin, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır” hükmü yer almaktadır. Hazine tarafından karşılanan prim tutarlarının, davacı yüklenicinin hakedişinden kesildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.23.1 maddesinde açıkça “ihale (son teklif verme) tarihi itibariyle işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortaları prime ilişkin 2012/20303-28663
toplam tutarda, asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınırı değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, 506 sayılı kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle, bu esasların 7. maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” denildiği belirtilerek, Hazine tarafından karşılanan prim tutarının, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesileceği belirtilmiştir. Oysa davacı, yüklenici 5510 sayılı kanun gereğince yapılan indirimleri davalı idareden almamış olup, Hazinenin sağladığı bir indirim söz konusudur. Yapılan bu işlem ne sözleşmede geçen fiyat farkı talebidir, ne de idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir taleptir. Sadece sigorta ödemelerinde, devletin sağladığı bir ek katkıdır. sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan yüklenici, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada devletin sağladığı bu katkıdan yararlanırken, bunun idareye geçirilmesi yerinde değildir. Çünkü davacının sağladığı bu katkı nedeniyle, davalı idarenin sorumluluğu almamıştır. Mahkemece, davalı tarafından davacının hakedişlerinden yapılan kesintilerin haksız olduğunun kabulü ile deliler değerlendirilerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.