Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2148 E. 2012/13889 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2148
KARAR NO : 2012/13889
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin … Köyü, 278 ada, 5 parsel üzerine inşa etmiş olduğu binanın 9 ve 12 no’lu dairelerini, 18/04/2008 tarihli harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, tapu devirlerinin de 07/05/2008 tarihinde yapıldığını, ancak dairelerin tamamlanmadığı gibi, tapu kayıtları üzerine de, diğer davalı … lehine ipotek konulduğunu, iki adet daire için kararlaştırılan 170.000 TL satış bedelinin, 30.000 TL’lik kısmını peşin ödediğini, kalan 140.000 TL’lik kısım için ise, her bir 10.000 TL bedelli 14 adet bono verdiğini, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/2 D…. sayılı dosyası üzerinden yaptırmış olduğu tespit gereğince, eksik işlerin tamamlanması için 80.000,00 TL’ye ihtiyaç olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, Borçlar Kanununun 97.maddesi gereğince dava konusu dairelerdeki eksik ve kusurlu işlerin yaptırılması ve bu işlerin bedelinin davalı şirkete verilen ve alacaklı hanesine … yazılan 22/01/2009, 22/02/2009, 22/03/2009 ve 22/04/2009 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonolardan karşılanması için izin ve yetki verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı ile davalı şirketin sulh olmaları sebebiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta müteahhit olan davalı … İnşaat Limited Şirketinin (satıcı), davacıya (alıcı) konut amaçlı taşınmaz (mesken) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Birlikte davalı gösterilenler hakkında da özel yetkili mahkeme görevli olduğundan, davacı ile diğer davalı … arasındaki davanın 4077 sayılı yasa kapsamı dışında bulunması da sonuca etkili değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece …’da ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararı verilerek davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 no’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya (…) iadesine, 29.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.