Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/21645 E. 2012/26303 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21645
KARAR NO : 2012/26303
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … avukatınca duruşmalı davacılar avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacılar vekili avukat…. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların kasım 2007 tarihinde 1 nolu parselde yapacakları inşaat için ortaklık teklif edince, 15.11.2007 tarihinde elden 70.000 TL. bono karşılığı nakit vererek inşaat ortaklığına başladıklarını, sonrasında elden para vermeye devam ettiklerini, yapılan inşaatın arsa sahibine verilenler haricinde tamamına eşit şekilde ortak olunacağının kararlaştırıldığını, inşaat giderleri için 12.4.2008 tarihine kadar toplam 177.000 TL. ödeme yaptıklarını, inşaat aşamasında haber vermeden 2,3,ve 4 nolu dairelerin tapusunu 22.2.2008 tarihinde davalı …’nin kendisi üzerine yaptığını, yine adına yapmaması gereken daire tapularını da diğer davalı eşinin adına yaptığını ileri sürerek, davalı … adına olan tapuların iptali ile adlarına hisseleri oranında tesciline, aksi halde verilen 177.000 TL.nin veriliş tarihlerinden itibaren yasal faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı …, davacıların ortaklık idialarının gerçek olmadığını, davacılardan Veysel K.Saklıyan’a daire sattığını, satış bedelini imzalı ödeme belgeleri ile kısım kısım ödediğini savunmuş, davalı … de 3 nolu daireyi tapuda
Satın aldığını, sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın yasal koşulları oluşmadığından reddine, 101.980 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı …’den tahsiline karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, davalı … ile yaptıkları inşaat ortaklığına ilişkin anlaşma gereğince, yapılan inşaatın aralarında eşit olarak paylaşılacağının kararlaştırıldığını, bu amaçla davalıya muhtelif tarihlerde toplam 177.000 TL. ödediğini ileri sürmüş, dayanak olarak davalı …’nin imzasını taşıyan belge sunduğu görülmüştür. Anılan belgede; muhtelif tarih ve bedelleri içeren ve her ödemenin karşısında ” dükkanda, inşaatta, elden, çek…” gibi açıklamaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalılar ise, ortaklık iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacılardan Veysel’e daire sattığını, davacının bedelini kısım kısım bu belge ile ödediğini, bu ilişki nedeni ile kendisinden zorla senet alındığından açtığı davanın derdest olduğunu savunmuşlardır. Davalı … tarafından açılan ve 2011//82 esasta görülen davada; davacılardan Veysel’e 14 nolu daire sattığını, tapu devrini de verdiğini, ancak ipotekli olduğundan bahisle satıştan vazgeçeceklerini bildirip, zorla 4 adet senet imzalattıklarını açıklayarak senetlerin iptali ile borçlu olmadığının tesbitini talep ettiği, mahkemece eldeki dava nedeni ile HMK’nın 165/1 göre, yargılamanın durdurulmasına karar verildiği, yine davacılar tarafından davalı … ve … aleyhine açtığı ve 2011/99 esasta görülen davada da; davalı …’nin bono nedeni ile borçlu olduğunu, mal kaçırmak amacıyla diğer davalı eşine dairelerini devrettiğini ileri sürerek, satışın iptalini talep ettiği, davalı …’nin verdiği cevapta, davacı …’e 2 nolu parseldeki 14 nolu daireyi 130.000 TL. bedelle satıp tapu devrini verdiğini, ipotekli olduğundan bahisle satıştan vazgeçtiklerini bildirip kendisinden zorla 4 adet senet alındığını, bunun dışında bir ilişkilerinin bulunmadığını savunduğu ve dosyanın derdest olduğu tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan ödemeye ilişkin yazı örnekleri ve davalının ödeme miktarına ilişkin ikrarı gözetilerek davalı … açısından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HUMK’nun 45. maddesinde, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır, hükmü bulunmaktadır. Eldeki davada davacılar, davalı … ile ile adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürmüşler, davalı ise 2012/21645-26303
Bu hukuki ilişkiyi kabul etmeyerek davacının sunduğu belge içeriğindeki ödemelerin tapusu devredilen taşınmaz bedeline ilişkin olduğunu savunmuş ve bununla bağlantılı olarak da kendisinden zorla senet alındığını ileri sürmüştür. Tarafların bu iddialarına ilişkin yukarıda açıklanan ve derdest olduğu bildirilen dosyalar ile eldeki dava arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu gözetilmelidir. Kaldı ki, mahkemece, davacının adi ortaklık iddiası üzerinde durulmadan, sunduğu ve iddiasının dayanağı olan belge içeriği değerlendirilmeden, sadece belgedeki ödeme miktarlarının davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, anılan dava dosyaları ile eldeki davanın birleştirilmesi hususu değerlendirilmeli, davacının adi ortaklık iddiasına ilişkin sunduğu belgenin içeriği de tarafların tüm aşamalardaki beyanları ile birlikte değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, taraf iddiaları üzerinde durulmadan, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte yazılı gerekçelerle temyiz olunan kararın taraflar yararına bozulmasına, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.