YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22390
KARAR NO : 2012/30162
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare ile arasında imzalanan 2009 ve 2010 yıllarına ait sözleşmelerde belirtilen hizmetlerin yapılmasını üstlendiklerini, bu işlerde çalıştırdığı işçilerden dolayı tahakkuk eden malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kollarına ilişkin işveren hissesi primlerinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın 5510 sy. kanunun 81/ı. bendindeki açık hükme rağmen Hazinece karşılandığı gerekçesiyle davalı idare tarafından istihkaklarından haksız olarak kesildiğini, yapılan bu kesinti işleminin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davalı tarafın istihkaklarından haksız olarak kestiği toplam 9.872,66 TL tutarındaki alacak tutarının, her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 9.872,66 TL’nin her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
2-Dava, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde, hak edişlerden haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kesintinin ödeme tarihlerine göre avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “9.872,66 TL’nin her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.