Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2321 E. 2012/12433 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2321
KARAR NO : 2012/12433
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının, murisi … tarafından keşide edilen 60.000 Dolar’lık çek nedeniyle, kendisi hakkında takip başlattığını, oysa ki murisin mirasçısı olduğuna ilişkin 14.10.2004 tarihli veraset belgesinin 17.10.2007 tarihli ilamla iptal edildiğini, bu durumda takibin hukuki dayanağının da kalmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve muarazanın men’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 14.10.2004 tarihli veraset ilamı gereğince murisin tek yasal mirasçısı olarak görünen davacı hakkında takip başlattığını, ancak takibin yapılmasından sonraki dönemde davacının mirasçılık belgesinin iptal edilmiş olması nedeniyle söz konusu takipten feragat ettiğini, eldeki davanın da konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından, esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği gerekçesiyle de, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.433,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, …’ün mirasçısı olduğundan bahisle kendisine karşı başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı tarafından, takip konusu çek keşidecisinin tek mirasçısı olduğundan bahisle davacı hakkında 10.8.2007 tarihinde takip başlatıldığı, ne var ki 14.10.2004 tarihli veraset ilamının 17.10.2007 tarihinde iptal edilip, 24.3.2010 tarihinde de kesinleşmesi üzerine, İcra Müdürlüğüne verilen 20.12.2010 tarihli dilekçe ile söz konusu takipten feragat edildiği, icra takip dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmişse de, hakkında başlatılmış olan ve … bu dava tarihi itibariyle de devam eden takip nedeniyle icra tehdidi altına bulunan davacının, “menfi tespit” istemiyle dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla, aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği göz ardı edilerek, yazılı şekilde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK.’nun 370/2. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün, 4. pragrafında bulunan (Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.433,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine) rakam ve sözlerinin karardan çıkarılarak yerine, (vekalet ücreti tahsiline yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.