Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/24359 E. 2013/930 K. 21.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24359
KARAR NO : 2013/930
KARAR TARİHİ : 21.01.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, taraflar arasında 25.04.2009 tarihli tellallık sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmeden haksız olarak caydığını, sözleşmenin 9’uncu maddesine göre satış bedelinin %6’sını ödemek zorunda olduğunu, sözleşmeden doğan 7.000.00 TL alacağının tahsili için yasal takip yapıldığını, davacının haksız olarak yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek haksız itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında 25.04.2009 tarihinde tellallık sözleşmesi imzalandığını, satışın 07.05.2009’de olacağının tespit edildiğini, alınacak olan taşınmazın genel gider borcunun olduğunu öğrendiği için almaktan vazgeçtiğini ve davacının tarafları bir araya getirmediği için ücrete hak kazanamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının taraflar arasında imzalanan tellallık sözleşmesinin gereğini yerine getirmesine rağmen davalının taşınmazı almaktan vazgeçtiği ve bilirkişi raporuyla tespit edilen alacağa hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tellallık sözleşmesi gereğince belirlenen ücrete hak kazandığını iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Davalı, tarafların bir araya getirilmediğini ve davalının ücrete hak kazanmadığını savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi
2012/24359-2013/930
raporuyla tespit edilen alacağa, davacının hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyada Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/80 esas sayılı dosyasına ait bilirkişi raporu mevcut olup bu raporun mevcut dosyayla ilgisi bulunmamaktadır. Öyle olunca, mahkemece, yeniden değerlendirme yapılarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca uygun ve davalının kazanılmış hakkı da gözetilerek karar verilmesi gerekirken; başka bir dosyaya ait olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.1.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.