YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2459
KARAR NO : 2012/14905
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi adına … konutlarından ev sahibi olmak üzere kuraya katıldığını, kura sonucu üyelik çıkınca başvuru, peşinatlar ve sözleşme giderlerini kendisinin ödediğini, 7 nolu daireye ilişkin resmi üyeliğin davalı üzerinde göründüğünü ve yasal mevzuata göre 1 yıl sonra devir mümkün olduğundan devrin de davalı adına yapıldığını, bu şekilde Aralık 2006 tarihine kadar da ödemeleri kendisinin yaptığını, bu konuda aralarında 25.11.2005 tarihli sözleşme imzalandığını, ayrıca dairenin davalı tarafça teslim, alındığını ve kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek, ödediği toplam 16.327 TL.nin tüm ödemelere oranı olan % 70,91 olduğundan 7 nolu dairenin bu hisse nisbetinde hak sahibi olduğunun tesbiti ile adına tesciline, kira kaybı 2.978 TL.nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının maddi durumu iyi olduğundan Tokiye ev başvurusu yapamadığını ve kendisinden kuraya katılmasını istediğini, bu nedenle kuraya katıldığını, davacının bildirdiği ödemeleri yapmadığını, icra tehdidi nedeni ile kendisinin ödediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … taşınmazlarından maddi durumunun iyi olması nedeni ile daire edinemediğinden davalının görünüşte kuraya katılması ve devir işleminin davalı adına yapılması konusunda anlaşma yapıldığını ve tüm ödemeleri kendisinin yaptığını
2012/2459-14905
ancak dairenin davalı tarafından teslim edilmediğini ileri sürerek dairenin adına tesciline ve kira kaybının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir inançlı sözleşmenin bulunmadığı, davacının taşınmaz maliki olduğunu kabul etmediği gerekçesi ile dava reddedilmiştir. Mahkemenin kabulünün aksine hukuki ilişki konusunda, davacının beyanını doğrular nitelikte taraflar arasında 25.11.2005 tarihli sözleşme bulunduğu gibi, bu husus davalının da kabulündedir.
Davacının dayandığı 25.11.2005 tarihli davacı ve davalının imzasını taşıyan protokol başlıklı belgede de; 7 nolu dairenin … nezdinde maliki olarak davalı …’nın göründüğü, bu konut için bu zamana kadar yapılan ödemelerin ( peşinat, avans ve taksitlerin tümünün ) davacı … Bestil tarafından karşılandığı, kayıtlarda davalı … görünse de asıl malikin davacı … olduğu, dairenin devir hakkının doğduğu 1 yılın sonunda davacı …’e devredileceği düzenlenmesi getirildiği anlaşılmaktadır. Esasen davalı da hukuki ilişkiyi kabul etmiş ancak davacının hiçbir ödeme yapmadığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki 25.11.2005 tarihli sözleşmede butarihe kadar olan ödemelerin davacı tarafından yapıldığı açıklandığına göre, uyuşmazlık sözleşme tarihinden sonraki ödemelerin kimin tarafından yapıldığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ödemelere ilişkin muhtelif tarihli ve bedelli makbuzlar sunduğuna göre, mahkemece, sözleşme tarihine kadar ne miktar ödeme yapıldığı, sözleşme tarihinden sonra da davacının ne miktar ödeme yaptığı konusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak taraflardan bu hususta makbuz asılları celbedilmeli ve davalının Cumhuriyet Savcılığı nezdinde verdiği ifadesinde davacının bir kısım ödemeleri yaptığına ilişkin kabulü de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.