YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25972
KARAR NO : 2012/25728
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … İli … İlçesi…. Mahallesi 61066 ada 2 nolu parsel Blok 6 No 5 Numaralı konutun sahibi olduğunu, konutuna su bağlanmak için davalı kuruma yapmış olduğu başvuru üzerine davalı kurum tarafından kanal katkı bedeli ve şebeke hisse bedelinin yatırılmasının zorunlu tutulduğunu, kanal katılım bedeli ve şebeke hisse bedeli yatırmaksızın konutuna su aboneliği yapılmasına, istenen 4.973, 00-TL bedelin iptaline, kartlı sayaç yerine mekanik sayaç takılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacıya ait bağımsız bölüme kartlı sayaç yerine mekanik sayaç takılmasına, davacı tarafın diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz
sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Davacı, dairesine su abonesi olabilmek için 4.300, 00 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek, istenen kanal katılım ve şebeke bedelinden sorumlu olmadığının tespitine, kartlı sayaç yerine mekanik sayaç takılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın dava konusu taşınmazın iskan tarihinden önce alındığı, ön ödemeli sayaç taktırılma zorunluluğunun haksız şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait bağımsız bölüme kartlı sayaç yerine mekanik sayaç takılmasına, davacı tarafın diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. Oysa aynı ada parselle ilgili olarak Dairemizin 2012/ 22767 esas sayılı dosyasında hukukçu bilirkişi Serpil Ejder tarafından davacının 3.134, 28 TL. kanal katılım ve şebeke bedeli ödemesi gerektiği belirlenmiştir. O halde mahkemece dava konusu daire ile ilgili olarak da bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazları ile davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.