Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/26478 E. 2012/26297 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/26478
KARAR NO : 2012/26297
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … ve Otomasyon Gıda İşleme Ambalaj Makinaları yetkilisi … Memeoğlu ile … şahitliğinde 12/05/2012 tarihinde lavaş ekmeği pişirme makinesinin satımı için sözleşme yaptıklarını, ……’ nun kendisine sözleşme tarihinden sonra en kısa zamanda makinenin teslim edileceğini söylediğini ,ancak sözleşme tarihinden 40 gün sonra ve farklı özelliklerde ayıplı bir makinenin kendisine teslim edildiğini, makinenin ayıplı olduğundan bahisle başvuruda bulunduğunda ise; bir takım müdahalelerin yapıldığının söylenip kendisine herhangi bir rapor veya tutanak verilmediğini, istediğinde ise daha sonra düzenlenip verileceğinin söylendiğini, tüm buların yanısıra kendisine karşı iş ahlakına uygun olmayan tavırlar sergilendiğini belirtmiş; makinenin bedelinin yasal faiziyle tarafına iadesini ve sözleşmenin iptalini dilemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde eksik gider avansı yatırılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı taraftan satın alınan makinenin ayıplı olduğunu belirterek ödenen bedelin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı TKHK.nun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu Kanun birinci maddesinde
belirtilen amaçlar ile mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” Hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar, Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı (alıcı) 4077 sayılı yasa kapsamında nihai tüketici olmayıp,ticari ve mesleki amaçla malı satın aldığından ayrıca faturanın da gerçek kişi firması adına düzenlendiği anlaşıldığından , davacı Yasanın 3.maddesinde belirtilen “tüketici” tanımına girmemektedir. Şu halde bu davaya bakmaya, genel mahkemeler görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Öyle olunca mahkemece davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.