Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/2879 E. 2012/20185 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2879
KARAR NO : 2012/20185
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, tarımsal sulama … abonesi olduğunu, hakkında 4 adet … … tutanağı ve fatura düzenlendiğini ancak … … kullanmadığını ve fatura bedellerinin fahiş olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nın 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasa’nın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK’nın 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir..
Temyize konu hükmün gerekçesinde, “dava tarihi olan 10.03.2008 tarihi itibariyle BK. 60. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş ve davalı vekilinin süresi içerisinde zamanaşımı defini ileri sürmüş olduğu gözönünde bulundurularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, esasa ilişkin olarak da … tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge olduğu ve bunun aksinin davacı tarafından ispat edilemediği ve yine üç kişilik bilirkişi hesaplamasına göre asıl ve feri alacak miktarının doğru olduğu belirtilerek davanın esastan reddine karar verilmek suretiyle davanın hem usulden hem de esastan reddine dair açıklamalarda bulunulmuştur. Usuli nedenle davanın reddi halinde, bu durum işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Bu itibarla HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.