Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/29341 E. 2012/29907 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/29341
KARAR NO : 2012/29907
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … – ..İlçesi, … Mahallesi, … Konutları 61910 ada 2 parsel 8C Blok 47 46 no.lu bağımsız bölümde bulunan meskenine su abonesi olabilmek için 2.112,00 TL kanal katılım ve şebeke bedeli ödediğini belirterek, ödediği bedelin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu konutun dava dışı, davacının eşi … adına kayıtlı olduğu, kanal katılım ve şebeke bedelinin yasal yükümlüsünün konutun maliki olduğu, dolayısıyla tapu malikine ait olduğu, davacının konutun mali olmadığı, dolayısıyla taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, tapuda malik olmayan,ancak su abonesi olurken kanal katılım ve şebeke bedeli ödeyen abonenin ödediği kanal katılım bedelinin iadesi için dava açıp açamayacağı hususundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan 2012/29341-29997
Faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Bu yasa maddesine dayalı olarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesinde de gerek yeni bir kanalizasyon tesisi yapılması ve gerekse mevcut tesisin ıslahı durumunda taşınmaz sahiplerinden katılma payı alınacağı öngörülmüş; bunun belli bir oranının inşaat ruhsatı alınma aşamasında avans olarak tahsil edileceği, bakiyesinin de su aboneliği aşamasında bina değeri esas alınmak ve %2 oranını geçememek üzere tahsil edileceği belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür..
Dava konusu taşınmaz davacının eşi olan dava dışı … adına kayıtlı olup, su aboneliği davacı adına yapılmış ve abone yapılırken de kendisinden 2.112,0 TL tahsil edilmiştir. Somut olayda tartışılması gereken husus, iskan izni alınan yere abonelik yapılması sırasında kanal katılım bedeli alınıp alınamayacağı hususundadır. Mahkemece yasa hükmü yanlış yorumlanarak dava konusu konutun dava dışı, davacının eşi … adına kayıtlı olduğu, kanal katılım ve şebeke bedelinin yasal yükümlüsünün konutun maliki olduğu, dolayısıyla tapu malikine ait olduğu, davacının konutun maliki olmadığı, dolayısıyla taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davacı, su abonesi yapıldığını, kanal katılım bedelinin iskan tarihinden önce inşaat ruhsatı aşamasında inşaatı yapan yükleniciden tahsil edildiğini, buna rağmen kendisinden su abonesi yapılırken kendisinden kanal katılım ve şebeke bedeli tahsil edildiğini, ödediği bedelin haksız olduğunu belirterek ödediği bedelin tahsilini istemiştir. Dava konusu yere hizmet götürüldüğü hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığına ve davalı 2012/29341-29997
davacıyı su abonesi yaptığına göre davacı ödediği bedelin haksız olduğunu belirterek dava açma hakkına sahiptir. Kanal katılım ve şebeke bedeli ödeyerek bunu geri isteyen abonenin malik olup olmamasının ve aboneliğin iskan tarihinden önce veya sonra olmasının bir önemi yoktur. Hal böyle olunca mahkemece, işin esasına girilerek davacının ödemesi gereken kanal katılım ve şebeke bedeli miktarının tespiti ile sonucuna uygun olarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.