YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3042
KARAR NO : 2012/7960
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yaşlı olması nedeniyle bakım ve yardıma muhtaç olduğunu,davalıya uzun yıllar hukuki ve kişisel yardım etmesi karşılığında davalının kendisine 43.000 TL ödeme taahhüdünde bulunarak bir sözleşme tanzim ettiklerini, davalının borcunu ödemediğini, bu paranın tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının zaman zaman fatura ödeme gibi karşılıksız yapılacak işleri yaptığını, davacıya dava konusu belgeyi vermediğini,davacının bu belgeyi yaşlılığından faydalanarak bir şekilde imzalatmış olabileceğini veya bürodan almış olma ihtimalinin olduğunu davacıya bu içerikte bir belge vermediğini davacının bu bedeli hakedecek işleri yaptığını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiş, birleşen dava ile aynı gerekçelerle dava konusu belgeye ilişkin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı(birleşen dosyada davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 27.03.2006 tarihli “ sözleşme “ başlıklı belgeye dayanarak davalının işlerini takip etmesi nedeniyle kendisine 43.000 TL ödemeyi taahhüt ettiği iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Davalı savunmasında bu belgeyi davalıya 2012/3042-7960
kendisinin vermediğini, kendisinini yaşlılığından faydalanılarak hileyle alındığını veya bürodan alınmış olabileceğini savunmuştur. Davalı, davaya konu senedin kendisinden hile ile alındığını iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Davacının elinde yazılı bir belge olduğuna göre davalı bunun aksini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Davalının hile iddiasını kanıtlayamamasına rağmen ispat yükü kendisine düşmediği halde mahkemece ispat külfetinin ters çevrilerek davacıya yemin hakkı hatırlatılmak suretiyle davacının yeminden kaçındığından bahisle yazılı şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı(birleşen dosya davalısı) yararına BOZULMASINA, peşin alınan 638,55 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.