YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/330
KARAR NO : 2012/15093
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı Üniversiteye bağlı hastahaneye teslimini üstlendiği tıbbi cihaz ve malzemeleri teslim etmesine rağmen bedelinin ödenmediğini, bedelin tahsili için yaptığı icra takibine ise faiz ve ferileri yönünden itiraz edildiğini, davalının takipten sonraki işleyecek faiz ile diğer ferilerden sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, temerrüt oluşmadığını, faiz ve diğer ferilerin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, muaccel olmayan bir alacak için icra takibinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, 2692,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 20.1.2009 tarihli sözleşmede, bedelin, muayene ve kabul işleminden sonra ödenek durumuna göre ödeneceği hükme bağlanmıştır. Davacının düzenlediği 22.1.2009 tarihli faturaya rağmen bedelin ödenmemesi üzerine 29.6.2009 tarihinde icra takibi 2012/330-15093
yapıldığı, itiraz edilmesi üzerinede 22.7.2009 tarihinde eldeki davanın açıldığı, davalının dava açıldıktan sonra 22.3.2010 tarihinde asıl alacağı ödediği ve davacının da icra dosyasına yatırılan bedeli ihtirazi kayıtsız aldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, icra takibine rağmen zamanında ödeme yapmayarak aleyhine dava açılmasına kusuruyla sebep olan davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir. Bir başka anlatımla, davalı aleyhine icra takibi yapılması davalının temerrüde düşürülmesi anlamına gelir. Ancak davacı da parayı ihtirazi kayıtsız almıştır. Ne var ki davalı da dava açılmadan önce parayı ödemeyerek kendi kusuruyla dava açılmasına sebep olmuştur. Bu itibarla davalının vekalet ücreti istemesi yersiz olup, mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının 3 numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (yasal şartları oluşmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.