Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4175 E. 2012/9248 K. 05.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4175
KARAR NO : 2012/9248
KARAR TARİHİ : 05.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait mecurda 2004 yılından beri kiracı sıfatıyla bulunduğunu, 01.03.2006 başlangıç tarihli yeni kira sözleşmesi imzalandığını ve aynı tarihli belge ile de kontrat tarihinden önce kiracının tahliyesi istendiği takdirde kiracının mağduriyetinin giderilmesi için toplam 11.000 TL ödenmesi kararlaştırıldığını, söz konusu tarihden önce davalının oğlunun davranışları yüzünden taşınmazı (06.07.2006 tarihinde) tahliye etmek zorunda kaldığını,davalı borçlunun sözleşme gereği borcunu ödemediği için yapılan icra takibine yöneltilen itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, davacının sair temyiz itirazları değerlendirilmeksizin 8.000 TL hava parasının depozito olarak kabul edilmesi ve bu kalem isteğin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm davacı yararına bozulmuş, mahkemece … bozma ilamına uygun olarak davanın kısmen kabulüne, ,itirazın kısmen iptali ile 9.715,24 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, alacak bilirkişi raporu ile belirlendiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından icra inkar tazminatı ve takas mahsup defi yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı kira sözleşmesinde karalaştırılan toplam 11.000 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine
2012/4175-9248
itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Somut olayda 8.00 TL depozito olarak kabul edilen hava parası ve 3.000 TL ahşap dolap ve alüminyum camekan parası 01.003.2006 tarihli belge ile belirlenmiştir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açılanan nedenle,kararın hüküm fıkrasındaki “icra inkar tazminatı talebinin reddine” ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine” kabul edilen asıl alacak miktarı olan 9.715,24 TL üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine“ cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 5.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.