Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4198 E. 2012/12568 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4198
KARAR NO : 2012/12568
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … mahkemeleri ve icra dairelerindeki bazı dosyalarda davalının vekilliğini yaptığını, İcra Müdürlüğünün bir dosyasını tahsil ettiği gün davalıyı arayarak ödeme yapacağını söylediğini, davalının ertesi gün eşi ve 2 oğluyla birlikte bürosuna geldiklerinde, kendilerine hükmedilecek tazminatın faizleriyle birlikte toplam değerin % 25’i oranında anlaştıklarını söylediğini, vekalet ücretini yüksek bulduklarını ve % 10’a çekmeye çalıştıklarını, bütün davalarda masrafları da kendisinin karşıladığını, ödeme aşamasında paraları sayması için davalının eşine verdiğinde paraları cebine attığını, davalıdan bu parayı aldıklarına dair yazılı belge imzalatmak istemesine rağmen imza atmadığını, parayı isteyince davalının eşinin vermediğini ve kaçarken bürosunda bulunan biber gazını yüzüne sıktığını, polislerin gelerek paraya el koyduklarını, vekillikten haksız olarak azledilmesiyle vekillik görevinin sona erdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL nin hükme varan dosyalar açısından hüküm tarihinden, hükme varmayan dosyalar açısından olay ya da azil tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının olay günü mesleğine yakışmayacak şekilde kendisiyle dalga geçtiğini ve 7.400,00 TL verdiğini, bu paranın bütün davaların vekalet ücreti olduğunu söylediğini, eşi itiraz edince 500,00 TL daha verdiğini, sonrasında da bütün alacaklarınızı aldıklarına dair belge imzalatmak istediğini, kabul etmedikleri için davacının sinirlenerek biber gazı sıktığını ve bıçak çektiğini, polisi de eşinin aradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne, 17.722,00 TL nın davalıdan tahsiline, kabul edilen 10.000,00 TL sına dava tarihinden bakiyesine ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının eksik ödendiğini iddia ettiği parayı kabul etmeyerek hakkını yasal yollardan araması gerektiği, bu durumda davacının müdahalesinin yerinde olduğu, davalının azlinin ise yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve basit yaralama suçlarından dolayı açılan ceza davasının … Ağır Ceza Mahkemesinde halen derdest olup, yargılamanın devam ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza mahkemesinde açılan söz konusu kamu davasının sonucunun, eldeki davayı doğrudan etkileyecek nitelikte olduğu, davacı avukatın azlinin haklı olup olmadığı hususlarının belirlenmesi için söz konusu ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece değinilen bu yön gözetilerek söz konusu ceza davasının kesinleşmesi, “bekletici sorun” yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 263.20 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.