YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4306
KARAR NO : 2012/10290
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın çıkardığı kredi kartını kullandığını, 3.11.2008 tarihli ekstre geldiğinde diğer davalı firmadan 5.10.2008 ile 22.10.2008 tarihleri arasında 51 kez olmak üzere toplam 3.876 TL bedelli telefon kontörü satın almış olduğunu anladığını, oysaki bu harcamaları ve satın almaları kendisinin yapmadığını ileri sürerek 3.876 TL borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı banka, kendilerine husumet düşmeyeceğini, 3 boyutlu güvenlik şifresi ile internet üzerinden yapılan işlemde şifreyi bilmeyen kişilerin işlem yapmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalı şirket ise; davacının şifreyi saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce verilen 27.04.2010 Tarih, 2009/13600 Esas ve 2010/5759 Karar sayılı karar ile hükmün davalılar yararına Bozulmasına karar verilmiş, mahkemece Bozma ilamına uyulmak suretiyle verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen 01.11.2011 tarihli karar ile, hüküm fıkrasının 1.bendinde “Davanın kabulüne” denilmekle birlikte, 2012/4306-10290
2.no’lu bendinde “Davacının davalı …Ş. ye 22.10.2008 hesap kesim tarihli hesap ekstresinde belirtilen 51 kez 76,00 TL olmak üzere toplam 3876,00 TL borçlu olmadığının tespitine” denilerek yalnızca davalı Banka yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olduğu, davalı diğer şirket yönünden infazda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
HUMK 388/son, yeni HMK 297/2 maddesi gereğince; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu açıklanmıştır. Bu hali ile verilen karar HMK 297/2 .maddesine uygun değildir. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davalı … Bilişim A.Ş hakkında infazda tereddüt hasıl olacak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.