Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4431 E. 2012/11232 K. 25.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4431
KARAR NO : 2012/11232
KARAR TARİHİ : 25.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı kurum avukatı olarak başlatılan … 15 İcra Müdürlüğünün 1999/4313 esas sayılı takibinde 26/11/2009 tarihinde 111.299 TL tahsilat sağlandığını hakedilen vekalet ücretinin ödenmediğini, davalı kurum alacaklarının … Varlık Yönetimi AŞ. ‘ne devredildiği bildirilerek ücret alacağının ödenmediğini, … 25. Noterliğinden 29/12/2010 tarihinde davalıya ve dava dışı … Varlık Yönetimi AŞ’ne gönderilen ihtarnamelerde sonuç alınamadığından, fazla hakları saklı tutularak 10.337,94 TL ücret alacağının dosyadan paranın çekildiği tarihten itibaren veya davalıya müracaat tarihi olan 12/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkeme, hak ve nasafet kuralları gereği davacının yaptığı hizmetin karşılığı 5000,00 TL olarak belirlenerek, davanın kısmen kabulüne , İcra takibinin iki avukat ile başlatılması takibin 07 Mart 2006 tarihinden itibaren … Varlık Yönetim AŞ adına başka avukatlar tarafından yürütülmesi tahsilatın başka avukatlar tarafından sağlanması Avukatlık Kanununun ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri değerlendirilerek takdiren 5.000 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren temerrüt tarihi 21/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-… Hukuk Genel Kurulu’ nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, 2012/4431-11232
hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.
Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Ayrıca 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 381, 388. ve 389. maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 388. maddesinin son fıkrası ile “Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek, gerekçe de davacının … 25. Noterliğinden vekalet ücretinin ödenmesi için gönderildiği 11/03/2011 tarihli ihtarnamede davalıya 15 gün süre verildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihine göre davalıya 05/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği,temerrüdün 21/01/2011 tarihinde başladığı belirtilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “dava tarihinden itibaren temerrüd tarihi 21/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle ” denilerek faizin başlangıç tarihinde infazda tereddüte yol açcak şekilde karar verilmesi nedeniyle HUMK.’ nun 388/son madde ve fıkrası gereğince hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 25.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.