YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4941
KARAR NO : 2012/22835
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisine ait olan Tarım Kredi Kooperatifinin kredi borcunu kefil sıfatıyla ödediğinden bahisle kendisi aleyhine icra takibi yaptığını, oysaki Tarım Kredi Kooperatifinden kredi kullanmadığını ve kefilliğinin de buunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, kendisinin aracının davacının kardeşine ait araçla takas ettiklerini ve davacının da bu işleme kefil olduğunu, anlaşma gereğince araç takas bedel farkı olarak 17.700 TL.nı tarım kredi kooperatifine ödediğini, ancak kendisine verilen aracın üçüncü şahsın borcu nedeniyle haczedildiğini, bunun üzerine ödediği 17.700 TL.nin tahsili için davacı ve kardeşi aleyhine icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacının kardeşine ait araç takas bedeli olarak 17.700 TL.nı davacı ve kardeşinin kooperatif borcunu ödeyerek … olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davada kendisinin Tarım Kredi Kooperatifinden kredi kullanmadığı gibi herhangi bir kefilliğinin de bulunmadığını, davalının bu nedenle kendisi için bir ödeme yapmadığını ileri sürmüş, davalı ise davacının kardeşi ile yaptıkları araç takası sonucu aradaki fark olan 17.700 TL davacının ve kardeşinin kooperatifi olan borcunu ödemek suretiyle ödediğini, davacının da bu hukuki ilişkide kefil olduğunu savunmuştur. Davalının icra takibinde ise
2012/4941-22835
tarım kredi kooperatifine olan kefilliğe dayanarak takip yaptığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan 9.10.2009 tarihli kooperatif yasasında davacının kooperatif ortağı olmadığı, herhangi bir borç ve kefilliğinin de bulunmadığı bildirilmiş, 18.1.2010 tarihli yazıda ise davalı ve davacının araçlarını takas ettikleri, bu takas karşılığında davalının, davacı ve kardesine ait 17.600 TL kooperatif borcunu ödediği belirtilmiş ve kooperatifin tahsil fişinde de davalının davacı ve kardeşi adına … plakalı araç karşılığında 17.700 TL.nı çeşitli tarihlerde ödediği not olarak yazılmış ve ancak tahsil fişinde ödeyenin isminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı icra takibinde tarım kredi kooperatifine olan kefilliğe dayanmış olup, savunmasında bahsi geçen araç alım satımının icra takibinde dayanılan sebeple bir ilgisi bulunmamaktadır. Öte yandan davalı, davacının kardeşi ile olan araç takasını ve bu takasa davacının kefil olduğuna dair herhangi bir yazılı belgede sunmadığı gibi, dava dışı kooperatif tarafından yazılan 18.1.2010 tarihli yazıda davacıyı bağlayıcı nitelikte değildir. Kaldı ki, dava dışı kooperatifin 9.10.2009 tarihli yazısı ile de davacının kooperatif ortağı olmadığı ve bir kefilliğinin bulunmadığı da bildirilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece, öncelikle davalıdan savunmasında bahsi geçen araç takası ile ve davacının da bu hukuki ilişkide kefil olduğuna dair deliller sorulmalı, gerekirse dava dışı kooperatiften de bu hususta var ise belgeler istenmeli, kooperatif yazıları arasında var olan çelişkinin sebebi sorularak çelişkiler giderilmeli, davalının davacı adına yaptığı bir ödeme var ise davacının kooperatife olan borçlarını gösterir belgeler ile davalının ödemelerine ilişkin belgeler getirtilmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmeli iken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.