Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/4971 E. 2012/22842 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4971
KARAR NO : 2012/22842
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, avukat olan davalı …’yı vekil tayin ettiğini, avukat …’ın takip ettiği dava sonucunda verilen kararı icraya koyduğunu, ancak davalı …’ın vekaletnamesinde ahzukabz yetkisinin olmaması ve bürosunu başka şehire nakletmesiyle kendisinin bu defa diğer davalı avukatları vekil tayin ettiğini, tüm davalıların icra dosyasından 98.403,93 TL çekerek kendisine 46,300 TL ödediklerini, kendisine paranın eksik ödendiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.0000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı …, icra dosyasından aldıkları paranın 52100 TL’lık kısmının davalı … tarafından alındığını savunmuş, davalı … davacıdan halen alacağının bulunduğunu iddia etmiş, davalı …’da benzer savunmalarda bulunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek ve davalıların halen dahi davacıdan alacaklı oldukları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı avukat … … 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/85 E. Sayılı dava dosyasının takip edilmesi hususuda sözleşme yapıldığı ve dava 2012/4971-22842
sonucunda kazanılan bedel üzerinden …’ya yaptığı işin karşılığı olarak hakedilen bedelin %15’inin kanuni vekalet ücretleri ve KDV’nin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, takip edilen diğer dava dosyaları ve icra takipleri için yazılı sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla yazılı sözleşme bulunmayan dava ve takip dosyaları için vekalet ücretinin Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri uyarınca hesaplanması gerekir. Bu bağlamda yazılı sözleşmeye konu olmayan dava ve icra takiplerinde gösterilen harca esas değerler üzerinden hukuki yardımın başladığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı avukatların alabilecekleri vekalet ücretinin belirlenmesi zorunludur. Öte yandan davalılar ihtar çekerek davacıyı temerrüde düşürmedikleri için akdi vekalet ücretine geçmiş günler faizi işletilmeside olanaklı değildir. Mahkemece, yazılı sözleşmeye konu olmayan dava ve icra takipleri için az yukarıda açıklanan şekilde davalıların talep edebilecekleri vekalet ücretlerinin ne miktar olabileceği hususunda bilirkişiden rapor aldırılmalı, davacının temyiz dilekçesinde karşı yan vekalet ücretlerine faiz işletilmesini kabul ettiğide gözetilmeli, davacının temyiz dilekçesinde kabul ettiği davalılara ödenmesi gereken miktar olan 55230,60 TL’nin altında olmamak üzere davalıların alacağı belirlenmeli, belirlenen bu alacak miktarı ile davacıya ödenen 46300 TL davacılar tarafından icra dosyasından alınan 98.403,93 TL den mahsup edilerek davacının davalılardan alacağı olup olmadığı tesbit edilmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.