YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5075
KARAR NO : 2012/5764
KARAR TARİHİ : 19.03.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 35.000.00 TL konut kredisi kullandığını,bu kredi için 2.387.60 TL masraf alındığını, … Selçuklu Tüketici Sorunları Hakem heyetinini 13.08.2010 tarih 2010/1017 sayılı kararıyla 2.203.00 TL masrafın iadesine karar verildiğini fakat davalının bu karara uymadığını, 2.203.00 TL’nin reeskont faiziyle tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile bireysel kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde akdi faiz, vergi ve masrafların açıkça belirlendiğini, davacının belirlenen her türlü masrafı ödemeyi kabul ettiğini ve davalı bankanın TTK 12’inci maddesine göre tacir olduğunu davanın haksız yere açıldığını bu nedenle açılan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı vekilinin 03.04.2009 tarihli 35.000.00 TL.lik sözleşme ve bilgi formunu sunmadığı bu nedenle masraf ve kesintiler için davacıya bilgi verilip verilmediğinin anlaşılamadığı, 01.10.2009 tarihli sabit faizli konut finansmanı kredisi ve bilgi formunun aynı tarihte imzalandığı ve davacı ile müzakere edilmediği, bu durumun haksız şart olduğu, 4077 sayılı yasanın 6. Maddesine aykırı olduğunu açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle
2012/5075-5764
tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 03.04.2009 tarihli sabit faizli konut finansmanı sözleşmesini ve bilgi formunu davalı, mahkemece verilen süreye ragmen dosyaya sunmamış, kesilen komisyon ve masraflar için tüketiciye bilgi verilip verilmediği anlaşılamamıştır.Taraflar arasında 01.10.2009 tarihli Sabit faizli Konut Finansmanı Kredisi Sözleşmesinin 6 maddesinde ve bilgi formunda masraflar ile ilgili düzenleme mevcuttur. Ancak bu ücret ve masrafların hangi nedenlerle alınacağına dair sözleşmede ve bilgi formunda açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı banka sadece kredinin verilmesi için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir. Kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, diğer ücret ve masraflar başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hükmün yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca, mahkemece, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra, konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden kredinin kullanılması için zorunlu masrafların neler olduğunun ve miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 19.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.