Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/5289 E. 2012/22008 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5289
KARAR NO : 2012/22008
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi müteahhitten … nolu parselde inşaa ettiği 3 nolu daireyi satın alıp bedelini ödediğini, 8.6.1992 tarihinde arsa payı hissesin tapuda devir edildiğini, projeye aykırılıktan dolayı kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulamadığından dairenin fiilen de teslim edilmediğini ileri sürerek, dairenin tarafına teslimine, satım tarihinden itibaren kira kaybı bedelinin belirlenerek faizi ile ödetilmesine, teslimi mümkün olmazsa dairenin dava tarihindeki değeri ile mahrum kaldığı kira bedelinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davaya konu … nolu parselde arsa vasfıyla kayıtlı olan taşınmazın 12/174 hissesinin davalılar murisi … adına kayıtlı iken 8.6.1992 tarihinde davacıya satılıp tapu ferağının verildiği, arsa üzerine yapılacak bina için ise 3.3.1993 tarihinde yapı ruhsatınını bulunduğu , dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, imara aykırı olarak yapılan yapıda kat mülkiyeti ve kat irtifakının kurulması imkansız olduğundan davacı talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacının bağımsız bölüm satın aldığını da isbatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2012/5289-22008
Davacı, bilirkişi raporuna itirazında, davalıların murisinden inşaa edeceği binadan bir daire satın alıp bedelini ödediğini ancak kat irtifakına çevrilmediğinden dairenin rayiç bedeli ile 1993 tarihinden itibaren yoksun kaldığı kira kaybının ödetilmesini istemiştir. Davacının dairenin rayiç bedelini talep ettiği gözetildiğinde, sözleşmenin feshini talep ettiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu binanın yapı ruhsatına ve onaylı mimari projesine aykırı inşaa edildiği ve kaçak yapı olduğu açıklanmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde, hisse tapusu devredilen arsa üzerinde inşaa edilen binadan davacıya daire satılıp satılmadığı önem arzetmektedir. Davacı kendisine daire satıldığını ancak yazılı delillerle isbatlayabileceğine göre, mahkemece, davacıya ispat bakımından imkan verilerek, gerektiğinde davalılara yemin teklifine hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre daire satın aldığı kabul edilirse , dava konusu binanın ruhsat ve eklerine tasdikli projesine aykırı olarak yapılması nedeniyle, henüz iskan ruhsatı alınamadığı bildirildiğine göre, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, projeye aykırı bölümler ile ilgili olarak yasaya aykırılığın giderilip giderilemeyeceği araştırılmalı, eğer giderilemeyeceği sonucuna ulaşılırsa, davacının ancak sözleşmeyi feshederek dairenin rayiç bedelini isteyebileceğinin kabulüne, aksi halde arsa hisse bedelinin talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.