YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5348
KARAR NO : 2012/11621
KARAR TARİHİ : 27.04.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı ürün davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirketten dava konusu… marka aracı 22.01.2010 tarihinde satın aldığını, aracıyla seyir halinde iken 04.12.2010 tarihinde yapılan trafik kontrolü sonucu aracın 07.10.2010 tarihinde fenni muayene süresinin sona erdiğini öğrendiğini, aracın ikinci el araç olmasına rağmen sıfır km olarak satıldığını, ayıplı satışı nedeniyle aracın iadesi ile satış bedeli olan 31.450 TL ile kredi ve trafik tescil masraflarından davalı şirket, 20.000 TL kredi ve kredi masraflarından davalı bankanın sorumlu tutularak tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece dava konusu aracın ruhsatına göre kapalı kasa kamyonet vasfında olduğu,davacının duruşmadaki beyanında mobilya imalatçısı olduğu ve şirket ortağı olduğunu beyan ettiği, dolayısıyla aracın ticari araç sınıfında olup, davacınında ticari faaliyetleri olması nedeniyle ticari işlerinde mesleki faaliyeti kapsamında kullanıldığı gerekçesiyle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, yasanın amacı açıklandıktan sonra, kapsam başlıklı 2. maddesinde de, “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan 2012/5348-11621
birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; “alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.” Satıcı; “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.” Tüketici ise, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut olayda, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu olan araç, ruhsatında aracın kullanma şeklinin “ticari” değil, “hususi” olduğunun yazıldığı, davacının duruşmadaki beyanında aracı şahsi ihtiyacı için aldığını beyan ettiği bu nedenle aracın ticari amaçla değil, hususi amaçla satın alındığı anlaşılmaktadır. Araç ruhsatında “yük nakli”nin işaretli olması ve davacının da ticari işletmesi olan bir tacir olması da, mahkemenin kabulünün aksine, sonuca etkili değildir. O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.