YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5940
KARAR NO : 2012/17568
KARAR TARİHİ : 09.07.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekilleri avukat … ve avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar tarafından müştereken yapılıp satılan bir daireyi satın aldığını, bedelini Ödediğini, ancak dairenin tapuda ve Belediyedeki projesinde üst katın normal daire olarak bahçe katının ise 2.bodrum kat olarak göründüğünü, yapılan dairede eksiklikler ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, satış esnasında siteye ait olarak belirtildiği halde sosyal alanların yeşil alan olarak kamuya ait olduğunun anlaşıldığını belirterek, sitedeki ve dairedeki eksiklikler nedeni ile 750.000,00 TL maddi tazminat, ortak alanların kamuya ait olması nedeni ile 75.000.00 TL maddi tazminat ile satın aldıkları daire nedeni ile yaşanan sıkıntılara karşılık olmak üzere 50.000.00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının tazminat taleplerinin reddine, 395.70 TL ile ilgili açılan davanın HMK.150.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasını, 346.384.29 TL ile ilgili açılan davanın reddine, 3.615,71 TL ile ilgili açılan davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile, dubleks daire olarak inşa edilen taşınmazın normal daire olarak projelendirilmiş olmasından kaynaklanan ve değeri 350.000.00 TL olan talepleri açısından projede gerekli düzeltmelerin (davalılar tarafından) dava tarihinden sonra yapıldığı için bu kısma yönelik talebin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davaya konu dairenin dubleks daire olarak inşa edilerek yine bu vasıfla davacıya satıldığı, tapuda ve belediyedeki projesinde ise normal daire olarak kayıtlı olduğu ancak dava tarihinden sonra, davalılar tarafından gerekli düzeltmelerin yapıldığı sabit olup, bu husus tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Hal böyle olunca, davanın açılmasına davacının değil, davalıların kusurlu hareketlerinin neden oldukları anlaşıldığından mahkemece konusuz kalan 350.000 TL lik kısım bakımından davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile 346.384.29 TL bakımından talebin redde ile reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına karşı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır BOZMA nedenidir,
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle; 2.bendin dışında kalan davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 9 no’lu bendinde yer alan, “Davalılar vekilleri yararına takdir olunan 42.861 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalılar vekillerine verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak bunun yerine aynen “Davanın reddine karar verilen kısmı ile açılmamış sayılmasına karar verilen kısmı bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalılar yararına hesaplanan 10.070TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 9.7.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.