YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7433
KARAR NO : 2012/11357
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile yapılan ücret sözleşmesine dayalı olarak 2005 yılı Ocak ayından azil tarihi olan, 2006 yılı Haziran ayına kadar hizmet vermesine rağmen vekalet ücretinin ödenmediğini ve yapılan icra takibine de davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalının %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı, davalı ile yapılan sözleşmede yönetim kurulu kararı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine yönelik verilen karar Dairemizin 11.4.2011 günlü 2010/17981 esas 2011/5523 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce icra inkar tazminatına hukmedilebilmesi için borclunun takip sırasında odeme emrine itiraz etmesı alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir 2012/7433-11357
Yaptırımdır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilmesi gerekmekte, boylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan bu yasal kurallar ve ilkeler ışığında alacağın likit olduğunun kabulü zorunlu olup, mahkemece asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hukmedilmesi gerekirken, yanlış degerlendirme sonucu istemin reddedilmıs olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte acıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının reddıne, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün 1-d bendinin hükümden çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 289,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.