YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8650
KARAR NO : 2012/10427
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kullanılan kredi nedeniyle davalının taşınmazına konulan ipoteğin kaldırılması için davalıdan tahsil edilen ücretin haksız olduğu gerekçesiyle Develi Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 25.10.2011 tarihli kararı ile davalı tüketiciye iadesine karar verildiğini,verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, Davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kullanılan kredi nedeniyle davalıya ait taşınmaza konulan ipoteğin kaldırılması için tahsil edilen ücretin haksız olduğu gerekçesiyle tüketiciye iadesine dair verilen Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının kaldırılması istemiyle eldeki davayı açmış,mahkemece davacı tarafından bu konuda ücret alınmasına dair hükmün haksız şart olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve “Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden 2012/8650-10457
olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az on iki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde “satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır” hükmü getirilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca mahkemece taraflar arasında düzenlenen sözleşme getirtilmek suretiyle sözleşmede konu ile ilgili hüküm varsa bu hükümlerin haksız şart olup olmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşme getirtilip irdelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.