Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/8796 E. 2012/11408 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8796
KARAR NO : 2012/11408
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 07.02.2004 tarihinde bir daire satın aldığını dairenin 21.12.2004 tarihinde teslim edildiğini teslimden hemen sonra gizli ayıplar ortaya çıktığını bu ayıpların tamiri için masraf yaptığını bu masrafların ödenmesi amacıyla davalıya ihtar çektiğini davalının buna ragmen ödeme yapmadığını bu masrafların davalıdan tahsiline hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu evin 2004 yılında alındığını 2008 yılında ihtar çekildiğini, taşınmazın ayıplı olmadığını, ayıpların derhal bildirilmesi gerektiğini zamanaşımına ugradığını bu nedenle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazdaki gizli ayıplı imalat nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın almış olduğu taşınmazı teslim aldıktan 3 ay sonra gizli ayıplar ortaya çıktığını bu ayıpları davalıya defalarca bildirdiğini ihtar çektiğini fakat zararının karşılanmadığını belirterek zararını talep etmiştir.
4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme
2012/8796-11408
haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır.Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta dava dilekçesinden ve davacının çektiği 08.09.2009 tarihli ihtarnameden dava konusu ayıpların, sözkonusu taşınmazın 2004 yılında teslim alınmasından hemen sonra ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Yukarda açıklandığı üzere davacının bu ayıpları derhal ihbar yükümlülüğü vardır. Davacının derhal ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde bu ayıplardan doğan zararını talep edemesi mümkün değildir. Derhal ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini davacı ispatlamalıdır.Bu husular gözetilmeden ve gereği gibi araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.