Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/9055 E. 2012/13991 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9055
KARAR NO : 2012/13991
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankada bulunan … numaralı hesabından banka ATM’si kullanılarak 8.650,00.TL çalındığını, bu haksız durumun meydana gelmesinde bir güven kurumu olan bankanın ağır kusurlu olduğunu, hesabından çalınan paranın bankadan tahsili için … İcra Müd. 2007/5912 Esas Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hesaptan paranın çekilmesinin doğru şifre girilerek ve kart kullanılarak yapıldığını, davacının kartının bankamatikte sıkıştığını kendilerine bildirmediğini, bankalarına atfedilecek kusur olmadığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının kusuru ağır kusur kabul edilerek, davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait bankamatik kartının, hukuka aykırı olarak üçüncü kişiler tarafından kullanılması nedeniyle banka aleyhine yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, rızası ve bilgisi dışında kullanılan bankamatik kartı ile hesabından çekilen paradan gerekli önlemleri almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise, bankamatik kartına ilişkin bilgi ve şifrelerin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek, davacının kusuru olduğunu savunmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankaya atfedilecek kusur bulunmadığını, davacının kartı ve şifreyi özenle saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve bankaya gerekli bildirimin yapıladığı gerekçesi ile davacının ağır kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de sözkonusu bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”nun, konu ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde;
“Kart Hamillerinin Yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinde, “Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.”
“Bildirim Zorunluluğu” başlıklı, 16. maddesinde, “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.”
“Kartın Haksız Kullanımı ve Sigortalanması” başlıklı 12. maddesinde ise, “Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” hükümleri bulunmaktadır.“Bilgilendirme ve Sistemin Güvenliğinin Sağlanması” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Üye işyerleri, 20 nci madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür.”
Yine taraflar arasındaki kredi kartı sözleşmesinin, “Kart ve Şifrenin Kullanımından Sorumluluk” başlıklı 6. maddesinde de, kart numarası ve şifrelerin,kart hamili dışındaki kişiler tarafından kullanılmasının yasak olduğu,bunların her ne şekil ve surette olursa olsun başkaları tarafından kullanılmasında doğacak her türlü hukuki,mali ve cezai sorumluluğun kart hamiline ait olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, bankamatik kartı sahibi, banka ile sözleşme imzaladığı ve kartın kendi zilyetliğine geçtiği andan itibaren anılan yasa gereğince kendisine tevdi edilen bankamatik kartını, gerekse bu kartın kullanılması ile ilgili bilgileri koruma ve saklama ile yükümlü olup, dava konusu olayda da, kartın üçüncü kişilerce kullanımından davacı kart sahibinin sorumlu olduğu, bununla beraber, davalı bankanın da, kötüniyetli üçüncü kişilerin ATM cihazlarına kolayca müdahalelerini ve düzenek yerleştirilmesini engelleyici tedbirleri almaması, kamera vb. sistemler yerleştirmemesi ve yeterli denetim tedbirlerini almaması ve objektif özen borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle, olayda sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekir.
Öyle olunca mahkemece, açıklanan yasa ve sözleşme hükümleri gereğince, üçüncü kişi veya kişiler tarafından davacıya ait bankamatik kartının haksız kullanımından doğan zararın oluşmasında ve artmasında, tarafların kusur ve müterafik kusur durumunun ve sorumluluklarının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 30.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.