YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13478
KARAR NO : 2013/25373
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … Yönetiminin, kendisine ait işyerinin bulunduğu sitenin yönetimi olduğunu, diğer davalıların ise yönetime bağlı olarak çalışan özel güvenlik elemanları olduğunu, 29 Aralık gecesi işyerinin faili meçhul hırsızlar tarafından soyulduğunu ve kasa içinde bulunan 8.000,00 YTL, 3000 USD ve 1500 …’nun çalındığını, olayda davalı yönetimin ve gerçek kişi güvenlik elemanlarının kusurlu olduğunu belirterek, 14.994,05 YTL tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile davalıların kusurlu olduğunu belirterek 14.994,05 YTL tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, davalılar ise davanın husumet nedeni ile ve esastan reddini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, bir davada hem usulden hem de esastan reddi gerektiren sebepler var ise davanın öncelikle usulden reddi gerekir. Bir başka deyişle görülmekte olan davada hem usulden ve hem de esastan red gerekçesi oluşturularak karar verilmesi olanaksızdır. Eldeki davada mahkemece, 635 sayılı kat mülkiyeti kanununa göre işletme yönetimin tüzel kişiliği mevcut olmayıp bu nedenle açılacak tazminat davalarının bütün kat maliklerine yönetilmesi gerektiği, işletme yönetimine husumet
yönetilemeyeceği için işletme yönetimi hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği yönünde gerekçe oluşturulduğu gibi, ayrıca davacının davasını ispatlayamadığı da belirtilerek esastan da ret gerekçesi oluşturulmuştur. Oysaki az yukarıda belirtildiği gibi, öncelikle usulden ret sebebi var ise davanın bu usulü ret sebebi nedeniyle reddi gerekli olup, hem usulden hem de esastan ret kararı verilmesi mümkün değildir. Mahkemece, değinilen bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.no’lu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.no’lu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.