Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2013/18011 E. 2013/20899 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18011
KARAR NO : 2013/20899
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının 31.11.2009 tarihinde vefat eden kardeşi …’ın eşi olduğunu, kardeşi …’in sağlığında dava dışı … Katılım Bankası’ndan çektiği kredi borcunu 59.600,00TL olarak kendisinin ödediğini, ödenen bu paradan davalının hissesine düşen 29.800,00TL tutarındaki miktar ve işlemiş faizi yönünden davalıya karşı icra takibinde bulunduğunu, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisinin de aynı konuda davacıya karşı … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (2011/493 esas) menfi tespit davası açtığını ileri sürerek derdestlik itirazında bulunmuş esastanda davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının murisi eşinin banka kredi borcunu ödediğini, ödediği paradan davalının miras hissesine düşen kısmının tahsili için davalıya karşı takip başlattığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiş; davalı ise aynı konuda kendisininde menfi tespit davası açtığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece ise derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki usul hükümlerine göre açılan bir yeni davaya karşı derdestlik itirazında bulunabilmek için a)tarafların b)dava konusunun (müddeabihin) c)dava sebebinin aynı olması gerekir. Her iki davada dava konusu ve dava sebebi aynı isede her iki davanın tarafları aynı değildir.
Başka bir anlatımla ilk davanın davacısı ikinci davanın davalısı durumundadır. Hal böyle olunca derdestliğinde varlığından söz edilemez. Bu durumda mahkemece, ilk açılan menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kaldı ki, kabul şekli bakımından da derdestlik itirazının varlığının tespit edilmesi halinde de mahkemece davanın reddine değil, HUMK 194.maddesi hükmünce ikinci davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Mahkeme kararı bu yönüyle de doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.