YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18363
KARAR NO : 2013/31990
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, karlı bir iş yapacaklarını ve bu surette 3. kişide olan alacağını da tahsil edeceklerini söyleyen davalılara PTT aracılığı ile 4.500,00 TL gönderdiğini, alacağı tahsil edemedikleri gibi aldıkları parayıda iade etmediklerini, girişilen icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, paranın 3. kişiye teslim edilmek üzere gönderildiğini ve bu kişiye de teslim edildiğini, aralarında başkaca herhangi bir münasebet bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davasını başlangıçta havale edilen paranın davalılar eliyle 3. kişi olan İsmet Çubukçu’dan olan alacağının tahsil edilmesi için gönderildiğini ve fakat tahsilat sağlanmadığı gibi paranın da iade edilmediği iddiasına dayandırmış ise de, mahkeme huzurunda verdiği ifadesinde gönderilen paranın dava dışı İsmet ile alakasının bulunmadığını, davalılara borç olarak gönderildiğini dile getirmiştir. Bu halde borç iddiası, ileri süren, bu iddiasını yasal delillerle ispat edilmek durumundadır. Dayanak PTT havalelerinde meblağın borç olarak gönderildiğine ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı gibi davacı tarafça senetle ispat kuralları çerçevesinde sunulmuş yazılı delil de bulunmamaktadır. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de başvurduğundan bu delil kendisine hatırlatılarak neticesine göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın ispatlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 24.30 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.