YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19637
KARAR NO : 2013/31644
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Muğla ili … ilçesi Bitez köyünde bulunan taşınmazı, 13.2.2007 tarihinde davalıdan satın aldığını, davalının hem önceki malik hem de müteahhit olduğunu, davalının taşınmazın yapı kullanma izin belgesini en kısa zamanda alacağını taahhüt etmesine rağmen almadığını, daha sonra bu belgenin alınmasının mümkün olmadığını öğrendiğini, taşınmazını bu nedenle satamadığını ileri sürerek, kötü niyetli olarak yapı kullanma belgesinin alınamayacağı hususunu gizleyerek kendisini zarara uğratan, taşınmazın değer kaybetmesine neden olan davalıdan 25.000.-TL maddi tazminatın, tapu devir tarihi olan 13.2.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, yargılama esnasında sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 28.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses,
2013/19637-31644
görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının dava konusu dairenin müteahhiti olup, davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken genel mahkeme sıfatıyla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 478.20 TL harcın istek halinde iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.